YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/799
KARAR NO : 2023/3518
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/274 Esas, 2021/392 Karar
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının taşımalı eğitim sistemi kapsamında Eskişehir’de taşımacılık yaptığını, yapılan teftiş sonucunda bu hizmet karşılığında davalıya fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığını ileri sürerek davalıya fazla ödenen 6.483,53 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talep miktarını 9.040,81 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ihale şartlarına uygun hareket ettiğini, bir zarar var ise buna müvekkilinin sebep olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 05.02.2019 tarih, 2016/108 E. ve 2019/121 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.02.2020 tarih, 2019/2699 E. ve 2020/805 K. sayılı kararıyla somut olayda ihaleye ilişkin muhammen bedelin hangi sebeple olursa olsun kamu görevlilerince fazla ve kamu zararına yol açacak şekilde belirlendiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığına göre mahkemece 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi Kontrol Kanunu (5018 sayılı Kanun), anılan Kanun’un özellikle 71 inci maddesi ve kanunla ilgili yönetmelik değerlendirilerek yapılan fazla ödemenin davalıdan istenip istenemeyeceği hususunun tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda zararın oluşması yönünden herhangi bir tereddütün olmadığı ancak davalı yüklenicinin idarenin hatalı yaklaşık maliyetine bağlı olarak tespit olunan kamu zararı nedeni ile sorumluluğunun bulunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun konusunda uzman 5 kişilik bilirkişi kurulu tarafından düzenlendiği, raporun dava konusu olayın nedenlerini açıklayıcı, taraflar, mahkeme ve kanun yolu denetimine açık ve gerekçeli olması, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğünden hükme esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı gereğinin yerine getirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin mahkeme gerekçesi olarak aynen kullanıldığını, 5018 sayılı Kanun’ un 71 inci maddesinde kamu zararının ilgililerden tahsil edileceği düzenlenmekle ilgili yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (b) bendinde ilgilinin kendisine yersiz veya fazla ödeme yapılan gerçek veya tüzel kişi ya da kişiler olarak tanımlandığını, davalının kendisine fazla ödeme yapılan ilgili kişi olup bu nedenle kamu zararından sorumlu olduğunu, ilgili mevzuatta kamu zararından sorumluluk açısından kusur ile ilgili bir düzenleme yapılmadığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini ve fazla ödeme miktarının kendisinden tahsili gerektiği belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5018 sayılı Kanun ile bu kanuna dayalı olarak çıkarılan “Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” ve Milli Eğitim Bakanlığı’nca yayımlanan genelgeye göre davalıya fazla ödenen ihale bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5018 sayılı Kanun’un 71 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, öğrenci taşıma ihalesi kapsamında davalıya yapılan fazla ödeme nedeniyle oluşan kamu zararının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalı yüklenicinin oluşan kamu zararından sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, Taşımalı İlköğretim Uygulaması kapsamında ihaleyi alan davalı yükleniciye fazla ödeme yapılmıştır. Söz konusu fazla ödeme ise 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu (5018 sayılı Kanun)’nun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararı sayılmaktadır. Bu husus mahkemenim de kabulündedir.
Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, ihale ile öğrenci taşıma işini alan davalının söz konusu kamu zararından sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
5628 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine eklenen son fıkrasında, zarara sebep olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden söz konusu kamu zararının tahsiline ilişkin usul ve esasların Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 5 inci maddesinin 2 inci fıkrası, “Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının geri ödenmesi sürecine, kamu görevlileri ile birlikte ilgililer de dahil edilir” hükmünü haizdir.
Kanunun 71/son maddesinde zararın tahsil edileceği belirtilen “kamu görevlileri veya diğer gerçek ve tüzel kişiler” ile Yönetmelik m. 5/2’de kamu zararından sorumlu olarak belirtilenlerden “kamu görevlileri ile birlikte ilgililer” Kamu zararından müştereken sorumludurlar. Kanunun 71/ son maddesinde belirtilen “diğer gerçek ve tüzel kişiler” ile Yönetmelik m. 5/2’de belirtilen “ ilgililer” ihaleyi alanlar olarak anlaşılmalıdır. Zira ihalenin süjeleri ihaleyi yapan kamu görevlileri ile ihaleye katılanlar ve ihaleyi kazanandır. O halde, ihaleye katılan gerçek ve tüzel kişiler ile ihaleyi kazanan kişi kamu görevlileri dışındaki ilgililerdir. Diğer bir ifade ile İş bu hükümlerle ihaleyi yapan kamu görevlileri ile ihaleye katılanlar ve ihaleyi alan gerçek ve tüzel kişiler kamu zararından müştereken sorumlu tutulmuşlardır.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ihaleyi alan davalı hakkında açılan iş bu davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. O nedenle kararın BOZULMASI gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmamaktayım.