YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2938
KARAR NO : 2023/3793
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkmesi
SAYISI : 2016/20 E., 2016/250 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenler,n hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı 28.04.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 09.06.2007 tarihinde gözaltına alındığını, 10.06.2007 tarihinde tutuklandığını, 30.11.2007 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılamada müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini, müvekkilinin tutuklanmadan önce büfe çay ocağı işlettiğin, tutuklandığı sürede iş yerini işletemediğini, maddi ve manevi zarara uğradığından bahisle müvekkili hakkında 125.000,00 TL maddi ve 250.000,00 tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 25.01.2016 havale tarihi cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli ve yetkili mahkemede ve süresinde açılmadığını, tazminat isteme koşullarının oluşmadığını, davacı vekilinin özel vekaletnamesinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davalı idarenin kusurunun bulunmadığını, davacı kendi kusurlarıyla tutuklanmasına neden olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, faiz talebinin haksız olduğunu, öne sürmüştür.
3.Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/20 Esas, 2016/250 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 1.986,37 TL maddi, 6.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden faizi ile birlikte verilmesine karar verilmiştir.
4.Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/20 Esas, 2016/250 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve 2020/10749 Esas, 2022/1003 Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline, tebliğ edildiğine ilişkin belgeye dosya içerisinde rastlanılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz dilekçesi, davalı vekiline, davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline tebliğ edilmiş ise tebligat parçalarının dosyaya konulması, edilmemiş ise temyiz dilekçelerinin davalı vekiline ve davacı vekiline tebliği ile katılma yoluyla kararı temyiz etmeleri halinde temyiz dilekçeleri ve düzenlenecek ek tebliğname ile birlikte iade edilmesinin temin gerektiğinden bahisle tevdiine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2020 tarihli tebliğnamesi ve 17.05.2022 tarihli ek tebliğnamesi ile maddi tazminat hususunda yeterli gerekçe bulunmadığı ve davacı hakkında tutuklama, tahliye ve infaz evraklarının alınması gerektiğinden bahisle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasını talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, kısmen ret kararın bozulmasını, belirtmiştir.
B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacının tazminat istemeyecek kişilerden olduğunu, tazminat isteme şartlarının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini, davacının kendi kusurlu hareketleriyle tutuklanmasına neden olduğunu, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas İstanbul (kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/324 Esas – 2008/252 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 09.06.2007 – 30.11.2007 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.04.2015 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında derdest dosya bulunmadığını, Zeytinburnu Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında, davacının 01.08.2006 tarihinde çay ocağı, kıraathane, kahvehane vb. içecek sunum faaliyetine başladığı, 08.06.2007 tarihi itibariyle ilgili faaliyetini terk etmek suretiyle mükellefiyetinin sona erdiğinin bildirildiği görülmekle, maddi tazminat miktarının tespiti mahkememizce resen ilgili yıla ait net asgari ücret tarifesi baz alınmak suretiyle hesaplanmış ve davacının haksız yere gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği 143 gün nedeniyle 1.986,37 TL maddi kaybının olduğu tespit edildiği belirlenerek 1.986,37 TL maddi, 6.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul (kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/324 Esas – 2008/252 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 09.06.2007 – 30.11.2007 tarihleri arasında 174 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.04.2015 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
UYAP sisteminde yapılan araştırmada davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan tutuklandığı, 09.06.2007 – 30.11.2007 tarihleri arasında 174 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı ve bu sürelerin infaz gördüğü anlaşıldığından tebliğnamede 2 nolu bentte belirtilen nedenle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Kısmen ret kararının bozulması gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında, davacının 01.08.2006 tarihinde çay ocağı, kıraathane, kahvehane vb. içecek sunum faaliyetine başladığı, suç tarihinden önce 08.06.2007 tarihi itibariyle ilgili faaliyetini terk etmek suretiyle mükellefiyetinin sona erdiğinin bildirildiği, bu nedenle yerel mahkemece asgari ücret üzerinden hesap yapılması usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte, davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı 174 gün yerine 143 gün üzerinden hesap yapılması hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle, davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “2.377,33” TL yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde “1.986,37” TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Davanın reddi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin esasını oluşturan İstanbul (kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/324 Esas – 2008/252 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan gözaltında ve tutuklu kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereğince tazminata hak kazandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Gerekçe bölümün A bendinde açıklanan nedenlerle davacı lehine eksik maddi ve manevi tazminata hükmedildiğinden davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
3.Faiz talebinin reddi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara gözaltı tarihinden faiz talep eden davacı lehine gözaltı tarihinden faizi ile tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016tarihli ve 2016/20 Esas, 2016/250 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.