YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1287
KARAR NO : 2023/1169
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
…
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/54 E., 2022/167 K.
…
…
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen ödeme emri iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi Kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle, davacıların murisi … ‘ın 17.10.2003 tarihinde vefat ettiğini, davalı tarafından müvekkiline 30.06.2015 tarihinde dava dışı … Mühendislik İnş. Tic. Ltd. Şti.’nin borçlarına ilişkin 12 adet ödeme emrini içeren tebligatın yapıldığını, murise ait … Mühendislik İnş. Tic. Ltd. Şti.’nin SGK prim borçlarının, idari para cezasının ve diğer ödeme emrine konu meblağların zaman aşımına uğradığını, murisin mirasçılarından talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 506 sayılı Kanun’un 80 inci, 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35 inci maddesine göre davacının sorumlu olduğunu, murisin Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarında 19.11.1996 tarihinden itibaren müdür sıfatıyla şirketi temsile yetkilisi olduğu tespit edildiğinden varislerine ödeme emri gönderilerek icra işlemlerine devam edildiğini, şirket borçlarından dolayı davalıya müracaat etmekte herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, Ayrıca, 6183 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinde “…Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanmasının tahsil zamanaşımını kesen hallerden olduğundan, borcun zamanaşımına uğramadığını, davacının zamanaşımı itirazının yersiz olduğunu belirterek, davanın reddine, dava ve talebin reddini karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; Asıl dosya ve birleştirilen Adana 1. İş Mahkemesine ait 2015/243 Esas ve yine Adana 1. İş Mahkemesine ait 2015/242 Esas sayılı dosyalar yönünden karar;
1-Davanın Kabulü ile;
2-Her bir dosya yönünden davacılar murisi …’ın prim borcu nedeni ile davacılara tebliğ edilen 2009/16448, 2009/16449, 2003/10694, 2003/10693, 2004/13988, 2004/13989, 2003/1539, 1995/11274, 1997/8389, 2013/37148, 2004/13987, 2001/2187 nolu ödeme emirlerinin iptaline, belirtilen ödeme emirlerinden dolayı davacıların kuruma borçlu olmadıklarının tespitine dair karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı Kurum vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında; “.. Muris …’ın ölüm tarihinden sonra ödeme emri dikkate alındığında 10 yıllık zaman aşımı süresine göre davacılar … ve … 30.06.2005, … yönünden 06.07.2005 tarihinde mahkemece zamanaşımı yönünden verilmiş karar yerinde olduğu, belirtilen tarihlerden sonra davacı-mirasçıların kanununi miraççı olmaları, ölüm tarihinden itibaren şirketin hissedarları olduğu ve dava dışı … Mühendislik İnş. Tic. Ltd. Şti.’nin hissedarları olduklarından sorumlulukları bulunduğu ve takibe konu borç zaman aşımına uğramamıştır. Davacıların dava dışı … Mühendislik İnş. Tic. Ltd. Şti.’de yönetici sıfat olup olmadığı araştırılmalı, yönetici sıfatlarının bulunmaması halinde hisseleri oranında sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir….” gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili, müteveffanın şirketteki payının %30 olduğu, sorumluluğun Yargıtay ilamı dorğrultusunda pay oranına göre belirlenmesi gerektiği, mirasçılarının şirkette yönetici sıfatı bulunmadığı, dolayısıyla mirasçıların da şirketin borçlarından en fazla %30 oranında sorumlu tutulabilecekleri ve müvekkillerin mirasçılık payları dikkate alınarak her müvekkil yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılması gerektiği hususlarının göz önüne alınması gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Kurum vekili; “… 6183 sayılı A.A.T.U.H. Kanunun mükerrer 35 inci maddesi hükümlerine göre de üst düzey yönetici ve yetkililerin, yetkinin başladığı tarihten yetkinin devredildiği tarihe kadar olan tüm borçlardan müteselsilen ve müştereken sorumludur…” gerekçeleriyle kararın kabul edilen kısmının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrindeki borçtan sorumlu olunup olunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Kanunun 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanun’un 80 inci ve 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinde düzenlenmiş olup, sigorta primlerinin tahakkuk ve ödenmesi gereken zamanda yürürlükte olan mevzuat uygulanır. 506 sayılı Kanun’un 80’inci maddesinin birinci fıkrasında; “İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayin sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur. “Aynı maddenin 12 inci fıkrası ise; “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. “
6183 sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesinde ise; “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.”
Primlerin ödenmesi gereken son gün itibariyle de olsa, kişiler davaya konu olduğu gibi prim borçlusu tüzel kişi yöneticisi oldukları dönemlerde ödenmesi gereken ve tahakkuk eden primlerden sorumlu tutulmalıdırlar.
Türk Ticaret Kanunu’nun 317 nci maddesi uyarınca; bir anonim şirketin idare ve yönetimi aynı zamanda karar organı olarak, yetkili idare meclisince yerine getirilmektedir. Her iki hükmün birlikte değerlendirilmesi durumunda; anonim şirket yönünden primlerin ödenmesinde, sorumlu üst düzey yöneticiden söz edebilmek için bu kimsenin yönetim kurulunda başkan veya başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya imza yetkisine sahip üye olması veya şirketin yönetiminde parasal konularda yetkili genel müdür, finansman veya muhasebe müdürü gibi üst düzeyde sorumluluk taşıyan görevli olması gerekir. Bunun dışında kalan ve şirketin idare veya işilerin işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu düşünülemez. Şirkette görevli bir kimsenin belli konularda imza sahibi olması da bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz.
506 sayılı Kanun, 80 inci maddesi , “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” şeklinde düzenlenme getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile şirket yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir.
Öte yandan, 506 sayılı Kanunu’nun 80 inci maddesi primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yönelik olup, anılan maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre, işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur.
3. Değerlendirme
Eldeki davada, bozma ilamına uyulmasına karşın bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Davacıların yönetici olmadığı anlaşıldığından; zaman aşımına uğramayan borçlar yönünden hisseleri oranında sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…