YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3636
KARAR NO : 2023/2752
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/212 E., 2021/392 K.
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2014 tarihli ve 2013/22 Esas, 2014/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan mahkûmiyet kararı verildiği,
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2017/99 Esas, 2021/3679 Karar sayılı ilamı ile kararın basit yargılama usulü yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulduğu,
3. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/212 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanmaksızın sanık hakkında cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verildiği,
4. Dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.03.2022 tarihli ve 9-2022/4373 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olduğu,
anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Katılanın mahkemeyi yanılttığına ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna, atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine yöneliktir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yargılamanın gelmiş olduğu aşama gerekçesiyle basit yargılama usulünün uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, katılanın soruşturma aşamasında sanık hakkında iddia ettiği bazı hususlardan mahkemede hiç bahsetmediği, tanık …’ın soruşturma aşamasındaki ifadelerinin bazılarının abartılı olduğu ve katılan tarafın yönlendirmesiyle o şekilde beyanda bulunduğu yönündeki çelişkili ifadeleri, aynı şekilde …’ın da ifadelerinin çelişkiler içerdiği, sanığın katılana karşı atılı işlediğine dair Mahkemenin yalan tanıklık suçundan suç duyurusunda bulunduğu, tanık beyanları dışında herhangi bir delil olmadığı ve sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün bozulması istemine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinden birkaç gün öncesinden beri katılanın çalıştığı işyerine giderek şarküteri bölümünde çalışan katılan ile irtibat sağlamaya çalışarak tavuk parça fiyatlarını soruyor şekilde imalı olarak “Göğsün ne kadar” diye sorduğu, 10.11.2012 tarihinde akşam üzeri katılanın çalıştığı markete geldiği, aracını marketin oraya park ederek bir süre katılana baktığı, ardından üzerinde “Adım … çok hoşlandım senden lütfen ara” şeklinde not ile numarasının yazılı olduğu kağıdı katılanın önüne attığı anlaşılmış olup, olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Olay öncesinde katılanla herhangi bir tanışma, görüşme veya iletişimi bulunmayan sanığın eyleminin salt iletişime geçme olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın medeni halini bilmediği ve tanımadığı katılana yönelik davranışlarının cinsel taciz olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiştir. Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkeme iddianameyi sanık, mağdur ve şikayetçiye tebliğ ederek beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmelerini ister.
Yapılan tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir.
Basit yargılama usulünde, beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinde sayılan kararlardan birine hükmedilebilir.
5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre basit yargılama usulünün uygulanması sonucunda sanık hakkında mahkumiyet kararının verilmesi halinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
Suç tarihine göre sanığın işlediği cinsel taciz suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve Mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2017/99 Esas, 2021/3679 Karar sayılı ilamı ile kararın basit yargılama usulü yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun basit yargılama usulü hükümleri açısından yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle bozulması üzerine söz konusu ilama uyan mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması ile sanığın işlediği cinsel taciz suçunun da üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve yukarıda bahsedilen anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname’de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/212 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.