Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/9767 E. 2023/621 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9767
KARAR NO : 2023/621
KARAR TARİHİ : 24.01.2023


MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/991 E., 2021/990 K.


HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/226 E., 2020/501 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı …Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesi ile; kazalı sigortalının 26.06.2012 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili yargılama sırasında 28.02.2018 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini toplam 114.207,17 TL’ye çıkarmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirket … İş Madencilik AŞ nezdinde çalışmasının söz konusu olmadığını, diğer davalı şirket nezdindeki çalışmalarını bilgileri dahilinde olmadığını, davacının da belirttiği gibi söz konusu kazanın diğer davalının arabasını kullanırken meydana geldiğini, müvekkilinin bahsi geçen sahada ruhsat sahibi olmasının ötesinde herhangi bir madencilik faaliyetleri olmadığını, bahsi geçen sahadaki (…) işyeri SGK de … İnş. Mad. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olup bu iş yerinde müvekkilin herhangi bir işçisi veya faaliyeti olmadığını, dava konusu kaza ile ilgili herhangi bir ilgilerinin ve sorumluklarının bulunmadığını beyan etmiştir.

2.Davalı … İnş…Ltd.Şti’ye usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma günü tebliği edilmiş, yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;
Davanın kabulüne,
1-Davcının maddi tazminat talebenin kabulü ile 114.207,17 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 26.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütesilsilen alınarak davacıya verilmesine,

2-Davacının manevi tazminat talebenin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütesilsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı …Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle: 27.06.2016 tarihli kusur raporunda müvekkili şirkete herhangi bir kusur atfedilmediğini, davacının kendi kusuruyla olaya sebebiyet verdiğini, ilgili kazaya ilişkin olarak SGK’nin kazazede sigortalı davacı …’ye bağlamış olduğu gelir, ödemiş bulunduğu tedavi giderleri vs. tahsili için Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/390 E. sayılı dosyasında da müvekkil şirket aleyhine rücuen tazminat davası ikame edildiğini, işbu dosyada da alınan 02.06.2018 tarihli raporda diğer davalıya %90, kazazede sigortalı …’ye %10 kusur izafe edildiğini, aktüerya bilirkişi raporu yalnızca Adli Tıp Kurumu raporu dikkate alınarak tanzim edildiğinden hukuka aykırı olduğunu, mahkemece SGK’ye yazılması gereken güncel ödeme miktarını dosyaya celpetmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının müvekkili şirket nezdinde çalışmadığını, diğer davalı şirket çalışanı olduğunu, gerek hukuki durum (anahtar teslimi sözleşme) ışığında gerekse de somut veriler ışığında müvekkil şirkete herhangi bir sorumluluk atfedilemeyeceğini, müvekkili … İş Madencilik A.Ş. ve Madencilik San. ve Tic. A.Ş. uhdesinde bulunan maden sahalarında üretim, nakliye ve her türlü faaliyeti anahtar teslimi şeklinde 3 üncü firmalara yaptırdığını, sözleşme ile yapılan üretimin anahtar teslimi olup, müvekkilinin ürünü bedeli karşılığı satın aldığını, müvekkilinin sorumluluğunu gerektirecek bir alt işveren – üst işveren ilişkisinin mevcut olmadığından husumet itirazlarının bulunduğunu, iş kanunundan ve diğer mevzuattan kaynaklı tüm yükümlülüklerin … İnş. Mad. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait olduğunu, bu sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairenin ortadan kaldırma kararı sonrası mahkeme tarafından maluliyet tespiti prosedürüne uyularak rapor alındığı, davacının 26.06.2012 tarihinde kaza geçirdiği, kazanın kurumun 11.03.2014 tarihli ünite kararıyla ve 15.07.2015 tarihli müfettiş raporuyla iş kazası olarak kabul edildiği, kazanın oluşumunda davalı … İnşaat Mad. Deniz San. Ltd. Şirketi’nin kaza yapan aracın fren sisteminin arızalı olması ve arızalı araçla davacının işe çıkarılması nedeniyle %90 oranında, davacı ise dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle %10 kusurlu olduğu, ATK Genel Kurulu’nun 14.12.2017 tarih 1925 sayılı raporuna göre davacı kaza neticesi %43,2 oranında malul kaldığı, dosyada mevcut davalılar arasındaki sözleşmelere göre; … AŞ’nin maden ruhsatı sahibi olduğu, …… Ltd. Şti.’ni kendi belirlediği kurallara göre çalışma ve üretim yapması için talimat verdiği şirket üretim sahasında bina, tesis, makina temin ettiği, sözleşmeye göre … AŞ’nin isteğine göre personel istihdam edildiği, işin yürütümü ile ilgili hükümler bulunduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi bulunduğu, 4857 sayılı Kanun’un 2/6 ncı maddesi uyarınca davalı … AŞ ‘nin asıl işveren olduğu, asıl işveren olan davalı … Şirketi iş kazasında işçinin uğradığı zarardan alt işverenin kusuru oranında sorumlu olduğu, olayda davalılar arasında anahtar teslimi işten de söz edilemeyeceği, olayda PMF 1931 tablosuna göre aktüerya hesabı yapılmasının istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde yerinde olduğu, davacının kurumun belirlediği maluliyet oranına itiraz etmemesi sonradan belirlenen maluliyet gerçeğini değiştirmediği, davalı … Şirketi vekilinin bu yönleri amaçlayan istinaf talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle;

Davalı …Ş.’nin istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … AŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı …Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 74 ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanun’un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun’un 4 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu’nun 77 nci maddesinin açık buyruğudur. Gerçekten, olayda İş Kanunu’nun 77 nci maddesinin öngördüğü koşullar göz önünde tutularak müteveffa sigortalının kazanın gerçekleştiği gün kaç saat çalıştığı, bu çalışma saatleri içinde birden fazla yere sefer yapıp yapmadığı, ne kadar süre istirahat yapması gerektiği, kazanın gerçekleştiği an itibariyle yorgun olup olmadığı, aracın teknik bakım ve kontrollerinde eksiklik olup olmadığı, davacının iddia ettiği gibi acele etmesi yönünde baskı kurulup kurulmadığı, yapılan işin niteliğine göre, iş ile ilgili ve işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerine göre işverenin işyerinde alması gerekli önlemleri alıp almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususların ayrıntılı incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranının hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı anlaşılmaktadır. İşveren, çalışanlarının işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu çerçevede işçisinin yasal sınırları aşar süratte araç kullanmasını önlemek için gerekli tedbirleri alması, risklerden kaçınması, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmesi, risk değerlendirmesi yapması ve/veya yaptırması, teknik gelişmelere uyum göstermesi, tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmesi, mesleki riskleri önlemesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbiri alması, gerekli araç ve gereçleri sağlaması, sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hale getirmesi ve mevcut iş yerinin iyileştirilmesi için çalışmalar yapması gerekmektedir.

2. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalı sigortalının davalı … İnş. Mad. Deniz Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’de şoför olarak çalıştığı esnada sevk ve idaresindeki … plakalı çekici ve … plakalı yarı römork ile Mersin’e maden götürdükten sonra dönüş yolunda Silifke istikametinden Aydıncık yönünde seyrederken aracın sol ön tekerleğinde ve frenlerinde arıza olmasından dolayı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole devrilmesi sonucu yaralandığı, bu olay nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı, SGK Başkanlığı inceleme Raporu’nda; olayın iş kazası olduğunun, davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece aldırılan 27.06.2016 tarihli kusur bilirkişi raporunda, olayın meydana gelmesinde kazalının %10, davalı işveren …..Ltd.Şti.nin %90 oranında kusurlu, davalı …Ş.’nin kusursuz olduğunun belirtildiği, mahkemece davalı …Ş. ‘nin asıl işveren olduğu gerekçe gösterilerek sorumluluğuna karar verildiği ancak mahkemece alınan kusur raporunun oluşa uygun olmadığı, olaydaki sorumluluk ve kusurların yeterince incelenmemiş ve açıklanmamış, davalı …Ş. nin asıl işverenlik sıfatının olup olmadığı husunun irdelenmemiş olduğu anlaşılmıştır.

3.Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının dosyaya celp edilerek, irdelenmesi suretiyle – verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetlerden farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak farklı bir bilirkişi heyetine; dosyada mevcut raporlar ile rücu ve ceza dosyasındaki kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidertmek, davalılar arasındaki sözleşmenin detaylı incelenerek aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığını irdelemek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını – tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, belirlenecek kusur oranını mahkemece hükme esas alınan 12.02.2018 tarihli hesap raporuna uygulamak, bu hesap raporundaki bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihi ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak suretiyle alınacak raporu hükme esas almaktan ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek ( özellikle davacı tarafınca istinaf ve temyiz yoluna başvurulmadığının) davacının talepleri doğrultusunda karar vermekten ibarettir.

4. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

5. O halde, davalı …Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden taraf vekilinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.