Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5680 E. 2023/1251 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5680
KARAR NO : 2023/1251
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/235 Esas, 2020/705 Karar
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.02.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat …ile davalı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılan satım sözleşmesine istinaden mallardan bir kısmının davalı tarafından teslim alınmaması üzerine müvekkilinin malları üçüncü kişilere daha düşük fiyatla satmak zorunda kaldığını, ayrıca malların muhafazası ve depolanması için masraf yaptığını ileri sürerek toplam 96.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 06.08.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 480.744,80 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alıcının temerrüdüne ilişkin koşulların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 11.09.2013 tarih ve 2011/114 E., 2013/242 K. sayılı kararı ile sözleşmelere konu malın bir kısmının davalı tarafından teslim alınmadığı ve bedelinin de ödenmediği, davacının 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi hükmündeki haklardan yararlanması ve uğramış olduğu zararları talep etme hakkı doğduğnu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Onama Kararı
Dairemizin 16.02.2016 tarih, 2015/7411 E., 2016/2428 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

C. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 05.12.2017 tarih ve 2016/12695 E., 2017/7750 K. sayılı kararı ile dava konusu malların üçüncü kişilere satış tarihindeki rayiç değerinin saptanıp bu şekilde davacının gerçek zararının tazminine karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne ve onama ilamının kaldırılarak Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davacı defterlerinin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği’nin yem ve yem hammaddeleri fiyatları ile ilgili önemli bir otorite olduğu, internet üzerinde yapılan araştırmada bildirilen fiyatların ilgili tarihteki fiyatlar ile uyumlu görüldüğü, dosyada başkaca da rayiç bedel ile ilgili bir veriye rastlanmadığı, davacı tarafın davalı tarafın almadığı malları üçüncü kişilere satmasından dolayı toplam 8.281,57 USD kâr elde ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda Türkiye Yem Sanayicileri Birliği’nin bildirdiği 2008 yılı Eylül Ayı piyasa rayiç değerini esas alarak hesaplama yaptığını, ancak sözleşmelere konu malların davalının temerrüde düştüğü Mart 2009 tarihi sonrasında üçüncü kişilere satıldığını, hatta davalının da delil listesinde bu tarih itbariyle satış bedelinin TÜYEM’e sorulmasını istediğini, mahkemece bu talebe istinaden yazılan müzekkereye yanıt verilmediğini, daha sonra Eylül 2008 tarihi itibariyle rayiç değerin sorulmasına karar verilerek müzekkere yazıldığını ve 17.05.2017 tarihli cevabi yazı esas alınarak davanın reddine karar verildiğini, dolayısıyla yanlış bir tarihin esas alındığını,

2. TÜYEM’in cevabi yazısı ile dosya konusunun hiçbir ilgisinin bulunmadığını,

3.Bozma ilamında sadece TÜYEM yazısına atıf yapılmadığını, bu yazı da değerlendirilerek malların rayiç değerinin tespiti gerektiğinin belirtildiğini, bozma ilamına uyulmasına rağmen gereğinin yerine getirilmediğini ve müvekkilinin müktesep hakkının ihlal edildiğini,

4. Re’sen
Belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki sözleşmede alacaklının temerrüdü sebebiyle malın üçüncü kişilere satılması sebebiyle uğranılan zarar ve malın depolanması için yapılan masrafların tazmini istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, sözleşme konusu malın rayiç bedeli ve davacının zarara uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
818 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesi, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 E., 1960/9 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı

3. Değerlendirme
1.Usuli kazanılmış hak kavramı davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kişilerin mahkeme kararlarına karşı güvenlerinin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 E., 1960/9 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usuli kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usuli kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması
yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usuli kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.

2.Somut uyuşmazlıkta, Dairemizin 05.12.2012 tarih ve 2016/12695 E., 2017/7750 K. sayılı kararı ile bilirkişi heyeti tarafından davacının üçüncü kişilere yaptığı satış fatura bedellerinin zarar hesabına esas alındığı, Mahkemece gerekçeli kararda her ne kadar zararın belirlenmesinde rayiç fiyatların esas alındığı belirtilmiş ise de bilirkişi heyeti tarafından malların rayiç bedelleri değerlendirilmediği gibi mahkemece getirtilen ve dosya içerisine konulan Türkiye Yem Sanayicileri Birliği fiyatlarının da değerlendirilmediği, dava konusu malların üçüncü kişilere satış tarihindeki rayiç değer saptanıp bu şekilde davacının gerçek zararının tazminine karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığından bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

3. Mahkemece bozma ilamına uyulması sonrasında dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; bilirkişi raporunda ise Türkiye Yem Sanayicileri Birliği tarafından dosyaya sunulan 17.05.2017 tarihli yazıda 2008 yılı Eylül Ayı’na ait dava konusu emtia fiyatlarının bildirildiği, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği’nin yem ve yem ham maddeleri fiyatları ile ilgili önemli bir otorite olduğu, internet üzerinde yapılan araştırmada bildirilen fiyatların ilgili tarihteki fiyatlar ile uyumlu olduğu, rayiç bedel ile ilgili başkaca bir veriye rastlanmadığı, bildirilen birim bedeller dolar üzerinden bildirilmiş olduğu için 2018 yılı Eylül Ayı ile fatura tarihleri arasındaki süre arasında ürünlerin dolar cinsinden bedellerinde anlamlı bir farklılık olmadığı belirtilerek davacının bu satışlardan zarar etmediği aksine kar elde ettiği mütaala edilmiş ve Mahkemece bu rapor benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

4. Ancak bilirkişi heyetince Dairemiz bozma ilamında vurgulandığı şekilde dava konusu malların üçüncü kişilere satış tarihleri itibariyle piyasa rayiç değeri araştırması yapılmadığı gibi, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği’nin 2008 Eylül Ayı verilerine ilişkin yazısı ile yetinilerek malların satış tarihleri itibariyle dolar cinsinden bedellerinde anlamlı bir değişiklik olmadığı yönünde denetime elverişli olmayan görüş bildirilmiştir. Dolayısıyla Mahkemece hükme esas alınan bu rapor ile Dairemiz bozma ilamının gereği yerine getirilmemiş olup hükmün bozulması gerekmiştir.

5. Öte yandan davacı taraf dava ve ıslah dilekçesinde davalı tarafından teslim alınmayan malların üçüncü kişilere satılması sebebiyle oluşan zararının yanı sıra, malların muhafaza ve depolanması için yapılan masrafların da tahsilini talep etmiş, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce onanmış, davalı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Dairemizin 05.12.2017 tarihli ve 2016/12695 E., 2017/7750 K. sayılı kararı ile sadece malın rayiç bedelinin tespit şeklinin hatalı olduğundan bahisle bozulmuş, davalının sair karar düzeltme itirazlarının ise reddine karar verilmiştir. Bu itibarla Mahkemece malların muhafaza ve depolanması masrafları için verilen kabul kararının kesinleştiği ve davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu hususunun nazara alınmaması da doğru olmamış, hükmün açıklanan bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.