YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10363
KARAR NO : 2023/3715
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/232 2015/537
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/232 Esas, 2015/537 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği;
1-Verilen beraat kararının usul ve Yasalara aykırı olduğu, ayrıca kararın gerekçesi ile hüküm kısmının uyuşmadığı, kararın gerekçe ve değerlendirme kısmında anlatılanların karar verilen dosya ile alakasının bulunmadığına ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz isteği;
1-Yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğine,
2-Verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A.Yerel Mahkemenin Kabulü;”Her ne kadar Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na kayıtlı Yeşildağ Köyü Kalkındırma Kooperatifi yönetim kurulu üyelerinin Orman Bakanlığı’ndan ihale usulü ile aldığı agaç kesim işini yaptırdığı kişilerden olan katılana ağaç kesim işi için anlaşmış olduğu parayı ödemediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de katılanın 90 ster odun kesim işi için alacağının olduğunu beyan ettiği, sanıkların ise üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek katılanın 500 TL alacağının olduğunu iddia ettikleri, bu hususta taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme de olmadığı, sanıkların katılana ağaç kesim işi yaptırıp parayı ödemediğine dair her hangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla sanıkların üzerine atılı suçu işledikleri sabit olmadığından ayrı ayrı beraatlerine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. “
IV. GEREKÇE
Olay gecesi saat 23:45 sıralarında kolluk kuvvetlerine … ilçesi, … Mahallesinde … plaka sayılı aracın şüpheli hareketler sergilediği ihbarı üzerine olay yerine intikal edildiğinde; sanıkların olay yerinde ihbara konu aracın yanında olduklarının görüldüğü ve aracın dışında sağ ön tekerin hemen yanında çanta içerisinde el dedektörünün bulunduğu, sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği kamu davası açıldığı anlaşılmakla;
1-Hükümden sonra 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 75. maddesinin 6. fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suç önödeme kapsamına alındığından; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 7188 sayılı Kanunun 16. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 75. maddesi uyarınca önödemeye ilişkin işlemler yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/232 Esas, 2015/537 Karar sayılı kararı sayılı kararına yönelik Mahalli Cumhuriyet Savcısının ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.