Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/2123 E. 2023/3935 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2123
KARAR NO : 2023/3935
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2124 E., 2022/3110 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/174 Esas, 2022/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdureye yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/2124 Esas, 2022/3110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.02.2023 tarihli ve 9-2023/8437 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanıkla mağdurenin on iki yıldır gayriresmi eş olarak karşılıklı rızalarına binaen cinsel ilişkiye girdiklerine, son olayda da rızaen cinsel ılişkide bulundukarına ancak mağdurenin sanığı resmi nikahlı eşinden kıskanması nedeniyle mağdurenin sanığı zorla kendisiyle cinsel ilişki kurduğunan bahisle şikayet ettiğine, ancak cinsel ilişkilerde mağdurenin rızasının bulunup bu durumda unsurları itibarıyla oluşmayan müsnet suçtan sanığın beraati yerıne cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, mağdurenin aldırılan adli raporlarında genital ve anal bölgelerde herhangi bir cinsel saldırı bulgusu bulunmadığının bildirilmesinin olayda cebir kullanmaya dayalı bir cinsel ilişki olmadığını gösterdiğine ayrıca olayın tek tanığı olduğu iddia edilen mağdurenin on iki yaşındaki çocuğu tanık …’nin beyanlarının yanlı ve çelişkili olduğu gözetildiğinde hükme esas alınarak mahkûmiyet kararı verilmesinin de hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında atılı suçtan dolayı üst sınırdan hüküm kurulması ve ceza tayini sırasında takdiri indirim maddesinin de uygulanmaması gerekirken aksine uygulamayla hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesince Yapılan Yargılama Sonucunda Dava Konusu Olayın
“Mağdur … *** ile sanık … ***’nın imam nikahlı birliktelikleri olduğu, sanığın olay tarihinden önce de mağdurenin ikametine gelip gittiği, 24.04.2022 günü mağdurenin arabasının sanıkta olduğu, saat 22.00 sıralarında arabasını getirdiği, sanığın mağdurenin ikametine gelerek oturduğu, sanığın eve geldiğinde alkollü olduğu, sanık ile rızası dışında vajinal bölgeden cinsel ilişkiye girdikleri, bu cinsel ilişkinin yaklaşık 30-40 dakika kadar sürdüğü, mağdurun sanığı engellemeye çalıştığı, ancak engelleyemediği, sanığın olay tarihinde mağdurun rızası olmamasına rağmen zorla cinsel organını mağdurun vajinal bölgesine sokmak suretiyle mağdur ile vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiği;
Mağdur kovuşturma aşamasında şikayetçi olmamış ise de istikrarlı ve samimi ifadesinde sanığın suç tarihindeki eylemine rızasının olmadığını beyan ettiği, mağdur hakkında suç tarihinden hemen sonra alınan ‘Genital bölge üst kısımlarda ve her iki uyluk ön yüzde çizgisel tarzda sıyrıklar olduğu, hymenin anüler yapıda ve silinmiş olduğu, yeni yırtık, ekimoz, kanama tespit edilmediği, fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlendiğinin tıbbi delillerinin bulunduğu’ şeklindeki adli muayene raporu ve tanık … ***’in beyanının mağdur iddiasını desteklediği, mağdur ile sanık arasında mağdurun sanığa iftira atmasını gerektirecek husumet bulunmadığı gibi böyle bir iddianın da olmadığı, mağdurenin sanık ile imam nikahlı birlikteliklerinin bulunduğu ve sanık ile daha önceden rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini kabul ettiği, mağdurun sırf sanığın cezalandırılmasını sağlamak amacıyla böyle bir müracaatta bulunduğu yönünde delil bulunmadığı gibi mağdurun şikayetçi de olmadığı, sanığın mağdurun imam nikahlı eşi olduğu için şikayetten vazgeçtiğinin anlaşıldığı, sanık her ne kadar üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, mağdurun aşamalardaki beyanı, olay gününe ilişkin adli raporları ve mağdurun oğlu tanık … ***’in olay günü annesinin sanığa ‘çık git evden” dediğini duyduğuna yönelik beyanının mağdur iddialarını destekler nitelikte olduğu, sanığın soruşturma aşamasında olay günü müşteki ile rızasıyla cinsel ilişkiye girdiklerini beyan etmesine rağmen yargılama aşamasında olay günü hiç cinsel ilişkiye girmedik şeklindeki çelişkili beyanı karşısında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği, mağdur beyanı, sanığın aşamalardaki çelişkili savunmaları, tanık beyanları, adli raporlar, dosya arasında mevcut tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay günü alkollü olan sanığın mağdurun rızası dışında vücuduna organ sokmak suretiyle üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği sabit görülmüştür.” şeklinde kabul ve gerekçelendirilmesinin yapılıp buna göre sanık hakkında mağdureye karşı nitelikli cinsel saldırı suçundan “HUKUKİ SÜREÇ” başlığı altındaki (5) numaralı bölümde belirtildiği biçimde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Olayın kolluk güçlerine intikalinin mağdure tarafından değil de olay günü kadın hastalığı sebebiyle tedavi için gittiği hastanenin bildirimi üzerine gerçekleşmesi, mağdurenin aşamalardaki tamamen birbiriyle çelişkili beyanları, tarafların da kabul ettiği üzere sanıkla mağdurenin olaydan önce yaklaşık on iki yıldır gayriresmi eş olarak karşılıklı rızalarına binaen cinsel ilişkiye girdikleri, mağdurenin aşamalardaki beyanlarında aldırılan adli muayene raporunda bahsedilen parmağındaki, kolundaki, karın ve uyluk bölgesındeki abrazyon şeklindeki darp izlerinin davaya konu cınsel saldırı eylemınden kaynaklanmayıp olay gunu sanığın resmi nikâhlı eşinin yanına gitmesinden … tartışma sırasında
sanığın kendisine vurmasından ötürü oluştuğunu belirtmesi, sanığın mağdureye karşı zora dayalı cinsel saldırı eylemınde bulunmadığı şeklindeki inkâra dayalı savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın eylemini zor kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanığın müsnet suçtan beraati yerine, mahkûmiyetine karar verilmesinin dosya kapsamıyla çeliştiği anlaşılmakla sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş, sanık müdafiinin temyizi isabetli görülmekle, katılan Bakanlık vekilinin temyizleri yerinde görülmemiş ve Tebliğnamedeki mahkûmiyet hükmünün onanmasına ilişkin görüşe bu nedenle iştirak olunmamıştır.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin, temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/2124 Esas, 2022/3110 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2023 tarihinde karar verildi.