Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20123 E. 2023/1864 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20123
KARAR NO : 2023/1864
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/293 E., 2015/142 K.

SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ….04.2015 Tarihli ve 2014/293 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına,
2. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi , 52 ve 53 üncü maddeleri gereğince 4 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; çocukluktan beri mahalleden arkadaşı olan katılanın talebi ve verdiği para ile satın aldığı çeki yine katılanın talebi ile doldurmaktan ibaret eylemi için verilen cezalar makul olmadığından hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’ın sanık …’a satmış olduğu araç karşılığında suça konu keşidecisi … Limited Şirketi olan ve 18.000,00 TL bedelli tamamen sahte olarak üretilmiş çeki aldığı, çek bedeli araç bedelinden fazla olduğundan katılanın sanığa 1.500,00 TL nakit olarak verdiği, çek bankaya sunulduğunda sahte olduğunun tespit edildiği belirtilerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikte dolandırıcılık suçlarından dava açılmıştır.
2. … … Limited Şirketi yetkilisi …, şirketi adına sahte ikiz çek yapıldığını bankadan arandığında öğrendiğini, asıl çekin kendisi tarafından ödenmiş olduğunu, çek üzerindeki hiçbir yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
3. Soruşturma aşamasında beyanına başvurulan çek lehtarı ve birinci ciranta … …… Limited Şirketi yetkilisi … … …, olay tarihinde şirketle ilgisinin olmadığını beyan etmiş, ikinci ciranta Civata San…Limited şirketine kayıtlı adresinde ulaşılamamış, etrafta şirketi ve çalışanlarını bilen olmadığı tespit edilmiştir.
4. … Kriminal Polis Laboratuvarının 17.09.2014 tarihli uzmanlık raporunda çekin tamamen sahte olarak tanzim edildiği, hüsnüniyetli kişilere karşı aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, ön yüzdeki tanzim yazılarının sanığa ait olduğu, … imzasının sanık eli ürünü olduğunun kuvvetle muhtemel olduğu, katılan … adına olan cirodaki imzanın … eli ürünü olduğu, arka yüzdeki birinci ve ikinci ciranta imzaları ile dördüncü ciranta yazılarının sanık …, … … …, … ve … eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiştir.
4. Katılan … mahkemede, önceki beyanlarını tekrar ettiğini söylemiş, soruşturma aşamasındaki ifadesinde, 29.07.2013 tarihinde altındaki kahvehaneyi işleten … vasıtası ile sanık … ile tanıştığını, aralarında araç alışverişi konusunda anlaştıklarını bu alışveriş karşılığı sanığın kendisine 18.000,00 TL değerinde çek verdiğini, …’a duyduğu … nedeniyle araç bedelinin üstünde kalan 1.500,00 TL’yi sanığa verdiğini, sanığın çeki sorgulatması gerektiğini söylediğini, daha sonra çeki sorgulamak için … …’a verdiğini, … tarafından çekin bankaya ibraz edildiğinde sahte olduğunu öğrendiklerini beyan etmiştir.
5. Sanık savunmasında, katılan …’ı mahalleden tanıdığını, katılanın kendisinden çek bulmasını istediğini bunun üzerine gidip Mardinli Habip denilen kişiden 900,00 TL karşılığında almış olduğu çeki katılana verdiğini, çeki getirdiğinde imzalı olduğunu ancak ön yüzünün boş olduğunu, katılanın senin harçlığın yoktur 50,00 TL’ye çeki doldur dediğini bunun üzerine çeki kendisinin doldurduğunu, arkadaki ciroların zaten var olduğunu, katılanın beyanlarını kabul etmediğini, araç karşılığı çek vermediğini, tanık …’un halasının oğlu olduğunu, katılanı … vasıtasıyla tanımadığını, … ile belirgin bir husumeti olmadığını ancak eskiden gıda işi yaptığından …’nin kendisi ile beraber … yapmak istediğini, kabul etmediği için kızmış olabileceğini beyan etmiştir.
6. Tanık …, sanığın akrabası olduğunu, katılan ile kahvehanede otururken sanığın yanlarına geldiğini, katılan … ile tanıştığını, katılanın araba satacağını söylediğini, sanığın da aracı almak istediğini, aralarında anlaştıklarını, sanığın borcunun bir kısmını çek ile ödeyeceğini söylediğini, kendisi o ara çay götürüp getirirken sanığın katılana bir çek verdiğini ve katılanın da sanığa nakit para verdiğini gördüğünü, olaydan sonra sanığa telefonla ulaşmaya çalıştığını ancak ulaşamadığını beyan etmiştir.
7. Mahkemece dosya kapsamı nazara alındığında sanığın savunmasının hayatın olağan akışına aykırı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek her iki suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıdaki hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanığın tekerrüre esas alınan Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/388 Esas, 2009/474 Karar sayılı ilamına konu 04/02/2010 tarihinde kesinleştiği belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesince incelendiği ve 28.09.2015 tarihli ilam ile zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği anlaşılmakla, tekerrüre esas alınan ilamın hüküm tarihinden önce kesinleşen mahkumiyet hükmü olmadığı ve tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sabıka kaydındaki Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/98 Esas ve 2008/267 Karar sayılı ilamının kesinleşme tarihine göre tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ….04.2015 tarihli ve 2014/293 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün fıkrasındaki tekerrüre esas alınan mahkeme bilgilerinin ” Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/98 Esas ve 2008/267 Karar sayılı ” ilam olarak değiştirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.