Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/3419 E. 2023/5293 K. 14.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3419
KARAR NO : 2023/5293
KARAR TARİHİ : 14.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/474 E., 2022/1725 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/248 Esas, 2022/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/474 Esas, 2022/1725 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik ve 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükümleri uygulanarak eksik ceza tayin edildiğine, katılan Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; beraat kararının kaldırılıp sanığın yetersiz gerekçe ile mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
3. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, yetersiz gerekçe ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın oğlunun oynadığı topu sanığın annesi …’ın bahçesine kaçırdığı, katılan topu almak için bahçeye gittiğinde katılan ile … arasında tartışma çıktığı, olay sırasında …’ın elinde bıçak bulunduğu, tartışma devam ederken …’ın oğlu olan sanık ile kızı …’nın da yanlarına gelerek tartışmaya dahil oldukları, sanığın, annesi …’ın elindeki bıçağı alıp katılana doğru savurduğu, bıçağı tutmaya çalışan katılan …’nin elinin kesildiği, bunun üzerine sanık, annesi ve kardeşinin katılanı yere düşürüp tekme ve yumruklarla darp ettikleri iddiası ile sanık ve annesi … hakkında açılan kamu davasına ilişkin yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince “…sanığın, diğer sanık ile iştirak halinde katılanı yaraladıkları iddia olunmuş, katılan ile kızı olan tanık bu yönde beyanda bulunmuş ise de
sanığın suçlamayı kabul etmemesi, kovuşturma ve soruşturma aşamasında dinlenen tanıkların çelişkili beyanları karşısında sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı…” şeklindeki gerekçe ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Sanığın aşamalardaki savunmaları inkara yöneliktir.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlı olup adli muayene raporunu doğrular niteliktedir.
4. Katılanın yaralanmasına ilişkin;
a. … Üniversitesi Hastanesince düzenlenen 01.05.2018 tarihli;
“Darp ve kesici alet yaralanması ile gelen şahsın genel durumu iyi, bilinç açık, sol el palmar(iç kısmı) yüzde 4.parmak metakarpofalangeal hizasında 5.parmak proksimal falaks medial bitimine uzanan 6×1.5 cm boyutunda cilt ciltaltı kas ve tendon, kesi olduğu görüldüğü, yara dudakları düzenli kesi olduğu, Ortopedi tarafından yatırıldığı, Ortopedi sözel konsültasyonunda arter ve sinir kesisi olmadığı, tendon kesisi olduğu söylendiği, mevcut bulgulara göre kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, meydana gelen tendon kesisinin basit tıbbi müdahale ile giderilemez.”
b. Elazığ Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 06.11.2019 tarihli;
” Şahsın 01/11/2019 tarihinde Elazığ Adli Tıp Şube Müdürlüğümüzde yapılan muayenesinde; sol el 2.parmak metakarp ön yüzde 2 cm, proksimal falanks anteriorda 3.5 cm ebatlarında skar izleri olduğu görüldü. Sol el 2. Parmak MKF ve PIF eklemlerde eklem hareketi olmadığı tespit edildi.
SONUÇ:Mevcut olay nedeniyle meydana gelen sol eldeki kesinin şahsın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden OLDUĞU”
Görüşlerini içeren geçici ve kesin adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanıkların anlatımları, muhafaza altına alma tutanağı, araştırma tutanağı, diğer tutanaklar, sanığın adli sicil ve nüfus kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak,
“…katılanın istikrarlı beyanları, beyanlarını destekleyen rapor bulunması, tanıklar … ve …’nin beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın katılana karşı kasten yaralama suçunu işlediği konusunda kanaat oluştuğu” şeklindeki gerekçe ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümleri uygulanarak eksik ceza tayin edildiğine, Cumhuriyet savcısının sanığın yetersiz gerekçe ile mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık müdafiinin sanığın suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, yetersiz gerekçe ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları, tanıklar … A. ve … G.’nin soruşturma aşamasında alınan beyanları ve katılanın yaralanmasına ilişkin adli muayene raporları içerikleri ile saptandığı, taraf anlatımlarının farklılık arzettiği ve olayın başlangıcına ilişkin tarafsız tanık beyanının bulunmadığı gözetildiğinde ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediği kabul edilerek sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, adli sicil kaydı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından ibaret olan ve duruşma tutanaklarına olumsuz bir tavrı yansımayan sanık hakkında Mahkemece kurulan hükümde, “…sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkiler de göz önüne alınarak…” şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin cezanın bireysel caydırıcılığı fonksiyonu dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşıldığından, hükümde bu temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin katılan Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/474 Esas, 2022/1725 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesince verilen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan (2023 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5.500,00 TL maktu
vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.