Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/2257 E. 2023/5101 K. 13.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2257
KARAR NO : 2023/5101
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/168 E., 2022/381 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekili tarafından kovuşturma evresinde katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili olarak davaya kabulüne karar verilmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2014 tarihli ve 2014/182 Esas, 2014/242 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.03.2022 tarihli ve 2021/2805 Esas, 2022/2079 Karar sayılı kararıyla hükmün “…Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin başka delille desteklenmeyen soyut beyanları, savunma, tanık beyanı ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,…” bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/381 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi
Kararın hukuka aykırı olduğuna, toplanan deliller ve dosya kapsamı nazara alındığında sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine, mağdurenin istikrarlı ve samimi beyanlarının dosya kapsamındaki raporlarla da doğrulandığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin kabulü;
Tüm dosya kapsamı ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında sanık ve tanığın anlatımlarında adı geçen zuzan lakaplı tanık ….’nin mağdurenin beyanını doğrulamaması, mağdurenin olayın olmasından yaklaşık bir ay sonra şikayetçi olması ve bu haliyle olaya ilişkin anlatımlarını doğrulayacak mahiyette vücudunda darp ve cebir izlerinin tespit edilememiş olması, sanığın suçlamayı kabul etmemesi ve olay günü sanığın yanında bulunan tanık ….’nin olay yerinde oluşu ve atılı suçlamayı doğrulamayışı, olayın intikal şekli ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın atılı suçları işlediği hususunda mağdure beyanları dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar vermek gerektiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/381 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.