Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/986 E. 2023/4197 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/986
KARAR NO : 2023/4197
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1770 E., 2022/105 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi, temyiz ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin reddine dair ek kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hüküm ile ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.01.2023 tarihli Tebliğnamede, katılan mağdure vekilinin 11.02.2022 tarihli dilekçesine istinaden görüş bildirilmiş ise de söz konusu dilekçenin sanık müdafiinin temyiz dilekçesine karşı cevapları içerir dilekçe olduğu anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli ve 2021/177 Esas, 20021/323 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/1770 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.02.2022 gün ve 2021/1770 Esas, 2022/105 Karar sayılı ek kararı ile sanık müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuyla ilgili verilen karara yönelik temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği kesin karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerekirken eylemin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu şeklinde değerlendirilip ceza verilmesinin hatalı olduğunu,mağdurla sanık arasında husumet bulunmadığını, sanık hakkında atılı suçtan alt sınırdan uzaklaşılmadan ve takdiri indirim hükümleri uygulanarak verilen mahkumiyet hükmünün hukuka aykırılık teşkil ettiğini, katılan vekili olmalarına rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
İlk karar için sunmuş oldukları istinaf nedenlerinin bu karar için de geçerli olduğunu, gerekçe gösterilmeksizin eksik incelemeye dayalı verilen bir karar olduğu izlenimi olduğunu, iki yıl boyunca aynı evde yaşayan mağdurun annesinin durumu fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kuşkudan sanığın yararlanması gerektiği ilkesinin çiğnendiğini, anılan nedelerle ve önceki istinaf dilekçesinde belirtmiş oldukları nedenlerle temyiz isteminde bulunduğunu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince; “…Sanık dosya kapsamında üzerine atılı isnatlara yönelik olarak inkara dayalı savunmada bulunmuş ise de mağdurun anlatımlarında yaşadıkları farklı evler ile bu evlerde uğradığını belirttiği istismar olaylarını ve Ulu Cami güvenlik kulübesinde yaşadıklarını zaman ve mekan bağlantılarıyla anlattığı, soruşturma/kovuşturma kapsamında anlatımlarının birbiri ile çelişmemesi gözetildiğinde anlatımlarına itibar edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Mağdur hakkında alınan raporda sınır-hafif derecede zeka geriliği tespit edilmiş ve tespit edilen bu zeka geriliği ile olay tarihindeki mağdurun yaşı birlikte değerlendirildiğinde mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına mani olacak mahiyet ve derecede olmasına rağmen aşamalarda değişmeyen ve çelişmeyen anlatımlarda bulunması beyanlarına itibar edilmesi konusunda oluşan değerledirmeyi kuvvetlendirmiştir.
Olayın mağdurun annesi olan …***’in sanığa yaptığı masajı görmesi ve sonrasındaki şüphesi üzerine ortaya çıkmış olması, mağdurun beyanlarında güvenlik kulübesi içinde bilgisayar bulunduğuna ilişkin anlatımının dosya kapsamında yer alan fotoğraflar incelendiğinde doğru olması yine beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine dair değerlendirmeyi güçlendirmiştir.
Sanık ile mağdur arasında mağdurun sanığa suç isnat etmesini gerektirir husumetin bulunduğuna dair ilk anlatımlarda dosyaya yansıyan bilgi, belge, delil yada buna yönelik olarak savunma bulunmaması da mağdurun anlatımlarına itibar edilmesi konusunda oluşan değerlendirmeyi kuvvetlendirmiştir.
Sanığın ilk anlatımlarında mağdur ve annesi ile aralarında olan bir husumetten bahsetmemesine rağmen yargılama aşamasında mağdurun annesi ve kendisinin eşi olan Sevim’in eski eşi ile konuştuğunu fark ettiğini bunun üzerine müşterek çocuklarını alarak ayrılmak istediğini belirtmesi ve ilk beyanlarından farklı şekilde Dilan’ın kendileri ile yaşamadığına dair savunmada bulunmuş ise de bu savunmalarını dosya kapsamında destekler bilgi, belge, delil bulunmadığı gibi bu hususların soruşturmanın hiç bir aşamasında ileri sürülmemiş olması da inkara dayalı bu savunmaların suçtan kurtulmaya yönelik anlaşıldığından itibar edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Sanığın inkara dayalı savunmalarını destekler dosya kapsamında maddi delillerin bulunmaması ve soruşturma aşamasında belirtilmeyen hususların yargılama aşamasında belirtilmesinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği ve itibar edilmediği; mağdurun anlatımlarına itibar edilmesini engelleyecek bir hususun bulunmadığı gibi anlatımlarının çelişkisiz ve tutarlı olması gözetildiğinde itibar edilmesi gerektiği kabulünden hareketle sanığın üzerine atılı şekilde mağdurun farklı zamanlarda göğüslerini ellediği, dudak ve yanaklarını öptüğü yine güvenlik kulübesinde mağdura cinsel organını elletip dudaklarını öptüğü, mağdura verdiği şeyi cinsel organına takmasını istediği ayrıca evin salonunda mağdurun pijamasının altından bacaklarını okşadığı, göğüslerini sıktığı ve öptüğü mağdur anlatımı ile sabit olduğu anlaşıldığından sanığın cezalanıdrılması gerekitği kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında sanık hakkında düzenlenen iddianamede sanığnı mağdurun poposunun içine parmağını soktuğu anlatımlarda belirtilmiş ise de yapılan soruşturmada organ sokmaya ilişkin bir rapor alınmadığı gibi mağdurun beyanında pantolonunu sıyırıp elini poposunun içine soktuğuna dair anlatımın bulunduğu, parmağını soktu şeklinde bir ifadenin olmadığı dikkate alındığında sanığın eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşıldığından bu suç yönüyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın eylemini zamana yayılan şekilde birden fazla kez tekrarlamış olduğu gözetildiğinde hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır.
Sanığın cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği sırada 15 yaşından küçük mağdureyi geçerli olmayan rızası hilafında yanına çağırarak gerçekleştirdiği anlaşıldığından sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun sabit olduğu anlaşıldığından sanığın cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçeleriyle sanık hakkında mahkumiyet kararı vermiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/1770 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebiyle İlgili Verilen Ek Karar Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise…, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, mağdureye yönelik cinsel istismar suçunu tehditle işlediği kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına karar verilmiş ise de; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 ve 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddelerine aykırı olarak hükmün gerekçe kısmında tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği hususunun denetime imkan verecek şekilde gösterilmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Ek Karar Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 15.02.2022 tarihli ve 2021/1770 Esas, 2022/105 Karar sayılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiiinin ek karara karşı temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

B. Çocuğun Cinsel istismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/1770 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, açıklanan gerekçe içeriğine göre Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2023 tarihinde karar verildi.