Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/9840 E. 2023/5059 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9840
KARAR NO : 2023/5059
KARAR TARİHİ : 12.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/264 E., 2015/273 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi gereğince çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Mersin 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2013/394 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.

3. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/264 Esas, 2015/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu ve cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın mağdurun yanına gelerek mağdurdan deniz gözlüğünü istediği, mağdurun da gözlüğü sanığa verdiği, şüphelinin denize birkaç defa girdikten sonra mağdurun yanına gelerek bacağını ve kalçasını okşadığı, denizden çıktıktan sonra peşinden gelerek “Sana para vereyim bizim eve gidelim seninle yatalım ilişkiye girelim” şeklinde söz söylediği, mağdurun da “Olmaz” şeklinde cevap vererek olay yerinden uzaklaşıp duş almaya gittiği, duş aldıktan sonra arkadaşlarının yanına giderken sanık arabası ile mağdurun yanına yaklaşarak “Ben kumsaldayım gel istersen” şeklinde söylediği, iddia olunmuş ise de; sanığın aşamalarda değişmeyen tutarlı savunması, sanık savunmasının aksini ispatlayan somut deliller bulunmaması, mağdurun aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, sanık hakkında mağdur beyanından başka delil bulunmaması, sanığın eşi olan tanık Behice’nin beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında mahkumiyet için yeterli görülmediğinden beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkeme gerekçesinde sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine ya da iştirak ettiğine ilişkin her türlü kuşkudan arındırılmış, kesin ve inandırıcı delil olmadığından beraat kararı verdiğini belirtmesine rağmen hüküm fıkrasında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) fıkrası uyarınca beraatine denmek suretiyle çelişki yaratılması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Yukarıda belirtilen husus Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/264 Esas, 2015/273 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan; “CMK.nun 223/2(a-e) maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “CMK’nın 223/2(e) maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.09.2023 tarihinde karar verildi.