YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7427
KARAR NO : 2023/1874
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/951 E., 2016/459 K.
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.07.2015 tarihli ve 2015/8768 Soruşturma numaralı iddianame ile; “sanığın küçükbaş hayvanlarını katılanın pamuk fidesi ekili tarlasına sokarak burada otlattığı ve tarlada ekili pamuk fidelerine zarar verdiği” iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 53/1 ve 58. maddeleri gereğince mala zarar verme suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/951 Esas, 2016/459 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 62. ve 52/2-4. maddeleri gereğince 3.120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının 8 eşit şekilde taksitlendirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; “suç kastının bulunmadığına, suçu işlemediğine” ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılana ait pamuk fidesi ekili bulunan tarlasına sanığın yaklaşık 50 adet keçi cinsi küçükbaş hayvanını sokarak burada otlattığı ve tarlada ekili pamuk fidelerine zarar verdiği, … İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 10.06.2015 tarihli raporda, katılana ait pamuk fidesi ekili tarlada 2.390,00 TL değerinde zararın oluştuğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık … aşamalarda, katılanın tarlasına fidelerine, hayvanları ile zarar vermediğini, beyanla inkârda bulunmuştur.
3. Katılan beyanında, kendisine pamuk tarlasında hayvan otlatıldığı söylenince muhtar olan tanık … ile gidip baktığında, sanığın keçilerini pamuk tarlasına sokup otlattığını gördüğünü, 20.000,00 TL’nin üzerinde zararının olduğunu beyan etmiştir.
4. Tanık …, köy muhtarı olduğunu, katılanın pamuk tarlasına hayvanların zarar verdiğinin söylenmesi üzerine katılan ile birlikte tarlaya gittiğinde, sanık …’in 50 civarında keçisi ile tarlada olduğunu, sanığa sorduklarında telefonunu kaybettiğini, ararken keçilerin pamuk tarlasına girdiklerini söylediğini beyan etmiştir.
5. Tanık …, katılanın tarlasındaki pamuk fidelerine sanık …’in keçilerinin girerek zarar verdiğini görmesi üzerine katılana telefonla haber verdiğini, bunun üzerine katılanın muhtar ile birlikte olay yerine geldiğini, sanık …’i keçilerinin katılanın pamuk tarlalarına girip zarar verdiği esnada gördüğünü, katılan ve muhtar olan tanık …’ın geldiğinde sanığın hâlâ hayvanları ile orada olduğunu ve hayvanları tarladan çıkarmaya çalıştığını beyan etmiştir.
6. 10.06.2015 tarihli rapor dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de; telefonunu ararken hayvanların katılanın tarlasına girdiğini ve fideleri yediğini beyan etmesi, tanıklar …, … ve katılanın beyanları, kolluk tutanakları ve bilirkişi raporu dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, sanığın suç kastının bulunmadığına, suç işlemediğine ilişkin itirazları yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
3. 18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi gereğince “ Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden sanık hakkında adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/951 Esas, 2016/459 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.