YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2622
KARAR NO : 2023/5935
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/244 E., 2022/448 K.
DAVALILAR : 1- … 2- … … İnşaat Taah. Ltd. Şti vekilleri … …
DAVA TARİHİ : 29…..2012
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait … ili, Mamak ilçesi, … Mahallesi, 265 Sokak No: 24’te bulunan ev ve müştemilatın haksız şekilde davalılarca yıkıldığını, verilen zararın … 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/19 sayılı Değişik … dosyası ile tespit edildiğini, tespit edilen zarar miktarı 18.753,11 TL asıl alacak olmak üzere toplam 19.109,19 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu belirterek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerde davacının hiçbir … bulunmadığını, davacının dava dışı …’ın kiracısı sıfatı ile taşınmaz(gecekondu)da oturduğunu, inşaatın davalı … tarafından yürütüldüğünü, müvekkili …’a husumet düşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2012/303 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararıyla; yapılan tespitler sonucu davacının davaya konu gecekonduyu daha önce tapu tahsis belgesi sahibi olan …’dan satın aldığı, davacının tapu tahsis belgesinin belediyece tapuya çevrilmediği, bu konuda açtığı davanın hak sahibi olmadığından değil yerin hisseli olmasından dolayı İdare Mahkemesince reddedildiği, imar uygulaması sonucunda davaya konu taşınmazın 3. kişilere tahsis edilip tapu verildiği, daha sonra bu kişilerin taşınmazı davalı …’a sattıkları anlaşılıyor ise de davacının söz konusu gecekonduyu hiçbir hakka dayanmadan başkasının arazisine yaptığı olgusunun söz konusu olmadığı, böyle bir durumda davalının bunu yıkması için bedelini ödemesi gerektiği, fakat tarafın hiçbir bedel ödemeden gecekonduyu kısmen yıkıp kullanılamaz hale getirdiği anlaşıldığından bedelini ödemek durumunda olduğu, davaya konu yapının kaçak ve eski olduğu ve nihayetinde davanın bir tazminat davası olduğu dikkate alınarak dava tarihinde yürürlükte bulunan BK’nun 43. maddesine göre tazminatın takdiren %30 oranına indirilmesi gerektiği, buna göre asıl alacağın 11.918,80 TL işlemiş faizin 226,28 TL olmak üzere toplam 12.145,08 TL’nin istenilebileceği, buna göre iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile davalı aleyhine … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2012/7275 sayılı dosyası ile girişilen icra takibinin 12.145,08 TL üzerinden kısmen iptaline, asıl alacak olan 11.918,00 TL’ye haksız fiil tarihi olan 15.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının icra inkar tazminatı ve fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2012/303 Esas, 2016/171 sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 21.01.2019 tarih ve 2016/13138 Esas, 2019/229 Karar sayılı ilamında; dava konusu gecekondunun bulunduğu taşınmaz için 1985 yılında dava dışı… adına tapu tahsis belgesi düzenlendiği, bu gecekondunun 1991 yılında davacıya satışının yapıldığının iddia edildiği, ancak mahkemece, dava dışı…’ın tapu maliki olup olmadığının tespiti yönünden 9089 ada 1 ve 7 parsel ile 38081 ada 1, 9 ve 11 sayılı parsellerin şerh/beyan/irtifak kayıtlarını da içeren detaylı tapu kayıtları dosyaya celp edilmediği ve TMK 723. madde uyarınca davacının konumu ve tazminatın kapsamının tartışılmadığı gerekçeleri ile eksik inceleme ve araştırma sonucu kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporuna göre; dava dışı … ile davacı … arasında düzenlenen Enkaz Satış Senedi’ne göre, …’ın kendi adına kayıtlı gecekonduyu 24.03.1991 tarihinde davacı …’a sattığı, davacının…’dan satın aldığı 9089 ada 1 parselde kayıtlı, 294/1 kapı nolu … katlı gecekondu için 94,00 m2 işgal alanlı tapu tahsis belgesi, yeminli özel teknik büro dosyası ve 2.000,00 TL’lik makbuzunun bulunduğu, 2981/3290 sayılı Yasa kapsamında değerlendirildiğinde hak sahipliğinin bulunduğu, imar affından faydalandığı ancak tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmediği, 9089 ada 1 parsel nolu taşınmazın tapu kütük sayfasının beyanlar hanesine 294/1 kapı numaralı 94m2 yüzölçümlü gecekondu hak sahibi…’a tahsis edildiği belirtmesinin bulunduğu, …’ın gerek imar öncesi 9089 ada 1 ve 7 parselde, gerekse imar sonucu oluşan 38081 ada 1, 9 ve 11 parsellerde tapu maliki olmadığı, dolayısıyla tapulu mülk sahibi olmadığından dolayı yer tahsisi yapılmadığı, gecekonduya yönelik de bir tahsis işleminin gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, bozma kararından önce mahallinde yapılan keşiften sonra alınan bilirkişi raporuna göre, gecekondu bedeli 17.026,00 TL olduğu, gecekondu enkaz bedelinin ise 1.702,60 TL olduğu, davacının davaya konu gecekonduyu daha önce tapu tahsis belgesi sahibi olan…’dan satın aldığı, davacının tapu tahsis belgesinin belediyece tapuya çevrilmediği, bu konuda açtığı davanın hak sahibi olmadığından değil, yerin hisseli olmasından dolayı İdare Mahkemesince reddedildiği, imar uygulaması sonucunda davaya konu taşınmazın 3. kişilere tahsis edilip tapu verildiği, daha sonra bu kişilerin taşınmazı davalı …’a sattıkları anlaşılıyor ise de, davacının söz konusu gecekonduyu hiçbir hakka dayanmadan başkasının arazisine yaptığı olgusunun söz konusu olmadığı, böyle bir durumda davalının bunu yıkması için bedelini ödemesi gerektiği, fakat tarafın hiçbir bedel ödemeden gecekonduyu kısmen yıkıp kullanılamaz hale getirdiği, anlaşıldığından bedelini ödemek durumunda olduğu kanaatine varıldığı, ancak davaya konu yapının kaçak ve eski olduğu ve nihayetinde davanın bir tazminat davası olduğu dikkate alınarak dava tarihinde yürürlükte bulunan BK’nun 43. maddesine göre tazminatın takdiren %30 oranına indirilmesi gerektiği, buna göre asıl alacağın 11.918,80 TL işlemiş faizin 226,28 TL olmak üzere toplam 12.145,08 TL’nin istenilebileceği, buna göre iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile davalı aleyhine … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2012/7275 sayılı dosyası ile girişilen icra takibinin 12.145,08 TL üzerinden kısmen iptaline, asıl alacak olan 11.918,00 TL’ye talep tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının icra inkar tazminatı ve fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu işin yapımı müteahhit olarak diğer müvekkil … Ltd. Şti.’ye verilmiş olup …’un ise sadece o dönemde şirket müdürü olduğu, şirketin yönetimi ve temsili ile yetkilendirilen kişinin, şirkete ilişkin görevlerini yerine getirmesi sırasında işlediği haksız fiilden şirket tüzel kişiliğinin sorumlu olduğunu, bu nedenle meydana gelen haksız eylem dolayısıyla şirket müdürünün tazminat sorumluluğunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğini, haksız fiilden … tazminat istemine ilişkin davalarda kusurlu bir insan davranışı ve bu davranış neticesinde bir zararın ortaya çıkmış olması hallerinin her iki müvekkil yönünden ayrı ayrı irdelenmesi gerektiği, davacının tapuda hak sahibi olarak gözükmediğini, her iki müvekkili yönünden de mevcut eylemde kusurlu davranışı olduğunun kabul edilemeyeceği, 13.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda zarar verildiği iddia edilen kömürlüğün davacının iddia ettiği gibi 22 m2 değil 5.5 m2 olduğu; gecekondunun müdahalede herhangi bir zarar görmediği, yıkılmadığı, yerinde boş olarak mevcut ve bakımsız olduğu; müştemilat duvarına ait bir bulguya da rastlanmadığı tespitinin yapıldığını, alacağın esası yönünden müvekkili şirketin yaptığı müdahalede herhangi bir zarar görmediği ve yıkılmadığı tespit edildiğinden doğmamış bir zarar söz konusu olduğundan tazmin isteminin de koşullarının da oluşmadığı, kömürlüğün ise kasıtlı bir eylemle yıkılmadığı, çalışmalar sırasında arazinin dik olmasından kaynaklı olarak zarar gördüğünü, bu nedenlerle davacı lehine tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde … sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.