YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11954
KARAR NO : 2023/4562
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/30 E., 2022/110 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Duruşmadan haberdar edildiği halde yargılamaya katılıp usulünce kamu davasına katılma talebinde bulunmayan Bakanlık vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığından 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddi gerektiği anlaşılmıştır .
Katılan mağdur vekilinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan mağdur vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan gerçekleştirilen yargılaması sonunda, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.12.2014 tarihli ve 2013/143 Esas, 2014/299 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 28.10.2020 tarihli ve 2020/2372 Esas, 2020/4541 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanması yönündeki kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2020 tarihli ve 14-2020/15874 sayılı itiraznamesi ile 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin iki ve üçüncü fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine; Dairemizin 23.09.2021 tarih ve 2021/22321 Esas, 2021/7947 Karar sayılı ilamıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden, itirazın kabulü ile (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 28.10.2020 tarihli ve 2020/2372 Esas, 2020/4541 sayılı kararının 6352 sayılı Kanun’un 99 uncu maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesine eklenen iki ve üçüncü fıkraları gereğince kaldırılmasına; “…Olayın intikal şekli ve zamanı, tanık Pedagog …’un hasta doktor ilişkisi açısından vakıf olmadığı suça dair beyanda bulunmak istemediğine dair hazırlık ifadesi, mağdur tarafından sözkonusu istismar nedeniyle açıldığı bildirilen boşanma davası dilekçesinde açıkça cinsel istismar olgusundan bahsedilmemesi, savunma tanık anlatımları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, …” gerekçesiyle hükmün kanuna aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma ilamı üzerine dosyanın gönderildiği Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2022/30 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, yürütülen yargılama neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Sübutun gerçekleşmesi nedeniyle sanığın atılı suçtan mahkumiyeti istemine ilişkindir .
B. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sübutun gerçekleşmesi nedeniyle sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti istemine ve vekalet ücreti istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Her ne kadar sanık hakkında katılan mağdura karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de olayın intikal şekli ve olaydan uzun süre geçtikten sonra intikal etme zamanı, tanık Pedagog … ***’un hasta doktor ilişkisi açısından vakıf olmadığı suça dair beyanda bulunmak istemediğine dair hazırlık ifadesi, mağdur tarafından söz konusu istismar nedeniyle açıldığı bildirilen boşanma davası dilekçesinde açıkça cinsel istismar olgusundan bahsedilmemesi, savunma ve tanık anlatımları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Duruşmadan haberdar edildiği halde, duruşmaya katılıp usulünce kamu davasına katılma talebinde bulunmayan Bakanlık vekilinin, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanık hakkında hükmedilen beraat kararının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir
V. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekilinin Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2022/30 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararına yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE
B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2022/30 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.