Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2012/28621 E. 2012/33393 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28621
KARAR NO : 2012/33393
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair

Dairemizin 23.01.2012 tarih ve 2009/23572 Esas – 2012/2064 Karar sayılı bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 26.04.2012 tarih 2008/186423 sayılı itiraznamesi ile; “sanığın yaralama eylemini silahtan sayılan sopa ve kürek ile gerçekleştirmiş olduğu halde, hükmolunan temel cezanın TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırılmamış, temyiz incelemesi sırasında ise Dairece karşı temyiz bulunmadığından bu husus eleştirilmiş, bozma nedeni yapılmamıştır. Aleyhe bozma yasağının yer aldığı CMUK’nin 326/son maddesindeki düzenlemeye bakıldığında aleyhe bozma yasağının söz konusu olabilmesi için hükmün sanık veya sanık lehine Cumhuriyet Savcısı ya da sanığın eşi, yasal temsilcisi tarafından temyiz edilmesi gerekmektedir. Sanık veya belirtilen ilgililer tarafından temyiz yoluna başvurulması halinde, lehe bozma halinde yeniden kurulan hükümle belirlenen cezanın ve sonucunun önceki hükümle belirlenen cezadan ve sonuçtan daha ağır olmaması zorunludur. Daire tarafından tespit edilip eleştiri konusu yapılan hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmadığında CMUK’un 326/son maddesi uygulanamaz bir madde haline gelebilecek, bunun yanısıra bir bozma nedeni hakkında eleştiri yapılarak, başka bir nedenden dolayı hükmün bozulması halinde, hukuka aykırı olduğu eleştiri konusu yapılarak sabit görülen hususun, yerel mahkemece hukuka uygunmuş gibi değerlendirilebilme ihtimali de doğacaktır. Bu nedenle sanığın yaralama eylemini silahtan sayılan sopa ve kürek ile gerçekleştirmiş olması karşısında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığı için CMUK’nin 326/son uyarınca kazanılmış hakkı gözetilmek kaydıyla bozma nedeni yapmak yerine eleştiri konusu yapmasında isabet görülmemiştir“ gerekçesiyle Dairemiz bozma ilamının kaldırılarak hükmün eleştiri konusu yapılan hususun bozma nedeni olarak eklenmesi talebiyle dosyanın Yargıtay 1. Başkanlığına gönderilmesi üzerine, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne,
2) Dairemizin 23.01.2012 tarih ve 2009/23572 Esas – 2012/2064 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) Sanığın yaralama eylemini silahtan sayılan sopa ve kürek ile gerçekleştirmiş olması karşısında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın sabıkasız olması, mağdurun zararının belirlenmemiş olması ve yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirilerek cezasının ertelenmiş olmasına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2009/250-13 sayılı kararı doğrultusunda, olay nedeniyle mağdurun uğradığı maddi zararların basit bir araştırmayla belirlenip, sanıktan bu zararları ödeyip ödemeyeceği sorularak sonucuna göre CMK’nin 231. maddesinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanığın CMUK’nin 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 08/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.