Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/3662 E. 2012/8351 K. 27.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3662
KARAR NO : 2012/8351
KARAR TARİHİ : 27.03.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/4, 62, 53/1, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet,

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanık müdafii …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık tarafından Üsküdar 2. Noterliğinin 27.02.2002 tarihli vekaletnamesine istinaden vekil tayin edilen, Küçükçekmece 4. Noterliğince hazırlanan 09.08.2006 tarihli azilname ile azledilen, 08.09.2006 hakim havaleli dilekçe ile azilname gereği davadan çekildiğini beyan eden Avukat …’ın, Üsküdar 8. Noterliğinin 10.11.2008 tarihli vekaletnamesine dayalı olarak sanık tarafından yeniden vekil tayin edilmesi ve 5271 sayılı CMK’nın 149/1. maddesi hükmüne göre sanığın kovuşturmanın her aşamasında birden fazla müdafiin hukuki yardımından faydalanabilecek olması karşısında, sanık müdafii …’ın, sanık adına hükmü temyiz etme yetkisi bulunmakta ise de temyiz süresinin sanığın diğer müdafine yapılan tefhimle başladığı, sanığın birden fazla müdafii ile temsil edilmesi halinde her müdafiye ayrı ayrı tebliğ zorunluluğu bulunmadığı gerekmediği halde yapılan tebliğin yeni bir süre başlangıcına esas alınamayacağı anlaşılmakla sanık müdafii …’ın, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi gereğince bir haftalık süre içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekken, 03.02.2009 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafii …’ın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 310 ve 317. maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
B) Sanık müdafii …’nun temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya içeriği ve mahkemenin kabulüne göre; katılan mağdur … idaresindeki otomobille gündüz vakti, meskun mahalde, tek yönlü bölünmüş yolda Çorum istikametinden Kırıkkale istikametine seyir halindeyken, ışık kontrollü kavşakta kendi yönüne yanan fasılalı sarı ışıkta mevcut hızını azaltmaksızın kavşaktan geçişini yapmak istediği sırada, gidişine göre sağ tarafından şehir merkezi yönünden gelip, Çorum istikametine dönmek için kendi yönüne yanan fasılalı kırmızı ışıkta durmayıp, seyrine devamla, geçiş önceliğine uymaksızın kontrolsüzce bölünmüş yola giren sanığın idaresindeki otomobile çarpmamak için zeminde 40 m. iz bırakacak şekilde fren tedbirine ve sola direksiyon manevrasına başvurduğu halde, sürati nedeniyle almış olduğu önlemler yetersiz kalarak yönetimindeki otomobilin orta refüj başına çarpması sonucu mağdur …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir;
aracında yolcu olarak bulunan eşi mağdur …’ın yüzde sabit iz kalacak, oğlu mağdur …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ve kızı mağdur …’ın yaşamını tehlikeye sokacak, ağır (4) derece kemik kırığı oluşacak, yüzde sabit iz kalacak, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandıkları olayda, bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin, yazılı şekilde hüküm verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın kazanın oluşumuna etki eden eyleminin bulunmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;ancak,
Taksirle işlenen suçlarda 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmolunduğu hükmün 7. bendinin hükümden çıkartılması, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.