Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6506 E. 2023/3805 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6506
KARAR NO : 2023/3805
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3747 E., 2019/329 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 02.04.2019 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu 02.04.2019 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu,
aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 04.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 24.09.2016 tarihinde gözaltına alınıp 2 gün gözaltında kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın 24.09.2016 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 21.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen tazminatın yüksek olduğunu, zararı ispata yarar belge sunulmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

3. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2018/46 Esas, 2018/58 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/3747 Esas, 2019/329 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2021 tarih, 2019/50241 sayılı tebliğnamesi ile karara karşı başvurulan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın davacının maddi ve manevi zararlarını gidermekten uzak olduğuna ilişkindir.

2.Davalı vekilinin temyiz istemi; davalı lehine de reddedilen miktar üzerinden hesaplanacak vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ve hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ilişindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde “… Dava dosyası incelendiğinde, sanık hakkında ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılarak tutanak düzenlenmiş, davacının SGK hizmet dökümleri ile Sakarya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasınca düzenlenen ilgili tarihlerde bir kişinin asgari ücret brüt maliyetine ilişkin hesaplama örneği dosyamıza gönderilmiş, davacının yaşadığı gelir kaybının tespiti amacıyla düzenlenen 07/06/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının 05/10/2016-07/10/2016 tarihleri arasında 3 gün haksız olarak gözaltında kaldığı döneme ilişkin çalışamamış olması nedeniyle 181,20 TL gelir kaybı yaşadığı, ancak davacının dilekçesinde iki gün gözaltına alındığını ileri sürdüğünden zararın 2 gün kabul edilme ihtimaline binaen 2 gün olarak ta hesaplama yapılarak zararın 120,80 TL olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda gözaltında gecen süre 3 gün olarak hesaplanmış ise de; benzer konudaki Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.06.2018 tarih 2018/617- 850 E-K sayılı kararında “gözaltına alındığı veya tutuklandığı ilk gün hesaba katılmak ve tahliye edildiği gün dikkate alınmamak suretiyle tutuklulukta kalınan sürenin ay ve gün üzerinden hesaplanacağı” belirtilmesi gözetildiğinde; bu sürenin 2 gün olduğu anlaşılmakla 120,80-TL gelir kaybının olduğu anlaşılmakla, yapılan hesaplamada davacının gelir kaybına ilişkin kanaat verici maaş bordrosu vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi resmi bir belgeyle ispatlayamadığı, tutukluluk öncesi sürekli bir çalışmasının bulunmadığı hususları nazara alınıp mevcut belgeler ve özellikle SGK hİzmet dökümleri doğrultusunda davacının kazancı konusunda asgari yasal ücret esas alınmıştır. Davacının haksız gözaltı nedeniyle yasal koşulları oluşan maddi ve manevi tazminata hak kazandığı anlaşıldığından utuklulukta geçirdiği sürelere ilişkin olarak toplam 120,80 TL maddi tazminatın, davacının ekonomik ve sosyal durumu, hak ve nefaset ilkesi ile manevi tazminatın zenginleşmeye neden olmaması gerektiği ilkesi göz önünde bulundurularak, ayrıca yargılamanın uzun sürmesinin sanık açısından yarattığı manevi etki de dikkate alınmak suretiyle takdiren 500,00TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/314-2018/13 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 05.10.2016-07.10.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 12.02.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

A.Davacı ve davalı vekillerinin maddi ve manevi tazminat miktarlarına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Kamu görevinden 01.09.2016 tarihinde idari işlem ile ihraç edilen davacının maddi kaybının gözaltı süresi için asgari ücret üzerinden hesaplanmasında ve hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş, davacının ihraç edilmesinin koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından, kazanç kaybının maaşı üzerinden hesaplanmaması hukuka uygun bulunmuştur.

2.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

B.Davalı vekilinin davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.02.2019 tarihli ve 2018/3747 Esas, 2019/329 Karar sayılı kararında davacı ve davalı vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.