YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22916
KARAR NO : 2013/24764
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Kayseri Devlet Hastanesinin 02.03.2006 tarihli raporunda yüzün sol tarafında vertikal 3 cm lik cilt kesisi yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralandığının; Kayseri Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 07.05.2007 tarihli raporunda yüzde sabit ize neden olduğunun; Kayseri Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 22.09.2006 tarihli raporunda yüzde sabit iz açısından şahsın şubeye gönderilmesi gerektiğine ilişkin; Adli Tıp Kurumu 2. ihtisas kurulunun 15.06.2009 tarihli raporunda yüzde sabit iz açısından mağdurun kurula gönderilmesi gerektiğine ilişkin raporu; 10.03.2011 tarihli kayseri Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün raporunda yüzde sabit ize neden olan yaralanma olduğunun belirtilmesi karşısında raporlar arasındak, çelişki giderilmeksizin hüküm tesisi,
2) Sanığın savunmasında ”… katılan ile aralarında alacak meselesinden kaynaklı hukuki ihtilaf olduğunu, katılan …’ın bağırmaya başladığını, benim size borcum yok canımı mı alacaksınız şerefini s…k… ettiğimin pezevenkleri diyerek gitmeye çalıştığını konuşmak için kolunu tuttuğunu bu sırada cebinden bir çakı çıkardığını bırakın lan diyerek çakıyı salladığını sağ elinin serçe parmağından çakı ile yaralandığını tanıkların şikayetçinin elinden çakıyı almak için üzerlerine yürüdüklerini bunun üzerine …’ın bırakın kendimi keserim polis çağırın beni kesiyorlar diye bağırdığını, çakıyı almaya çalışırken kendisinin salladığı çakının yüzüne isabet ettiğini bundan sonra çakıyı onun elinden alıp polise teslim ettiğini..” belirtmesi karşısında sanık hakkında TCK’ nin 29. maddesi gereğince haksız tahrike ilişkin hükümlerin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
3) Adli para cezasının TCK 5′. Madde gereği … olarak belirlenmesi gerekirken ay olarak belirlenmesi,
4)5237 sayılı TCK’nin 86/2 maddesinde seçenek olarak adli para cezasının da öngörülmesi karşısında, anılan madde uyarınca hapis cezası tercih edilerek temel ceza saptandıktan sonra aynı yasanın 50/2 maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.