Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/3758 E. 2023/6669 K. 02.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3758
KARAR NO : 2023/6669
KARAR TARİHİ : 02.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/818 E., 2022/835 K.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28.09.2022 tarihli ve 2022/13582 Soruşturma, 2022/3823 Esas sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/818 Esas, 2022/835 Karar sayılı kararının, itiraz edilmeksizin 08.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/29512 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61584 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61584 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun geçici 5. maddesinde yer alan, “(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; …c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklindeki düzenleme ve seri muhakeme usulünün soruşturma aşamasında ilgili savcılık tarafından uygulanarak düzenlenecek talepname doğrultusunda mahkemenin aynı gün karar vermesi ve yargılamaların hızlı bir şekilde yürütülmesi amacı ile getirildiği,
Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer alan “seri muhakeme usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2014 tarihlive 2014/398 esas, 2014/560 sayılı kararı ile sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının 26/02/2020 tarihinde Yargıtay onaması sonucu kesinleştiği,
Anayasa Mahkemesi’nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın iptal kararı yürürlüğe girmeden kesinleştiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, talebin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2014 tarihli ve 2014/2313 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonucu yapılan yargılamada, Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2014 tarihli ve 2014/398 Esas, 2014/560 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dairemizin 26.02.2020 tarihli ve 2017/17452 Esas, 2020/1853 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.

3. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 09.08.2022 tarihli yazısı ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için talepte bulunulması üzerine, Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.08.2022 tarihli ve 2014/398 Esas, 2014/560 Karar sayılı ek kararı ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/818 Esas, 2022/835 Karar sayılı kararı ile Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28.09.2022 tarihli ve 2022/13582 Soruşturma, 2022/3823 Esas sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulüne ve sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
5. 5237 sayılı Kanun’un resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan başlıklı 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç … iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” Hükmü yer almaktadır.
6. 5271 sayılı Kanun’un seri muhakeme usulü başlıklı 250 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: …7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206)…” şeklinde düzenlenmiştir.
7. 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 31 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde; “d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır.
8. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir.
9. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Anayasa Mahkemesinin kararları başlıklı 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında; “İptal kararları geriye yürümez.” denilmektedir.
10. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.06.2006 tarihli ve 2006/10-124 Esas, 2006/165 Karar sayılı kararında da belirtiği üzere, kesin hükümde değişiklik yargılaması (uyarlama yargılaması) sonucu verilen hükümler ile tayin olunan cezaların kazanılmış hak oluşturmayacağı, bu hükümler yönünden cezada aleyhe değiştirme ilkesinin uygulanamayacağı kabul edilmiştir.
11. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, sanığın mahkûmiyetine ilişkin Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2014 tarihli ve 2014/398 Esas, 2014/560 Karar sayılı kararının, Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen iptal kararından önce verildiği ve kesinleştiği, Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, bununla birlikte iptal kararının kesinleşmiş dosyaları kapsamadığı, anılan kararın iptal kararı yürürlüğe girmeden önce kesinleştiği, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş kararlar hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Yalova 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/818 Esas, 2022/835 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,