YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11465
KARAR NO : 2023/6711
KARAR TARİHİ : 03.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/603 E., 2015/901 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/603 Esas, 2015/901 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan aynı Kanun’un 268 nci maddesi yollaması ile 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği; bir sebebe dayanmamaktadır.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde hüküm kurulması ve suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi nedenleriyle kararların bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Hakkında yakalama kararı bulunan sanığın, teyzesi ……e ait nüfus cüzdanını ondan habersiz olarak alarak üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığı ve bu şekilde oluşturduğu nüfus cüzdanını kullandığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; suç işleme kastının olmadığını ve beraatine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
3. Belge aslı üzerinde Mahkemece yapılan gözlemde, belgedeki mühür ve fotoğraf özellikleri dikkate alındığında belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece, sanık hakkında her ne kadar resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, yargılama sonucunda sanığın samimi savunmalarındaki kast ve amacı da gözetilerek eylemlerinin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu ve suçu işlediği sonuç ve kanaatine varılarak bu suçtan cezalandırılmasına, ayrıca sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerle anlaşılmakla, resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık ve Cumhuriyet Savcısının Temyizleri Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmaması ve Adli emanetin 2015/224 sırasında kayıtlı suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Ve Cumhuriyet Savcısının Temyizleri Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında hüküm verilebileceği, Çivril Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.07.2015 tarihli iddianamesinde sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi iddianamede atılı suça ilişkin bir anlatımın da olmadığı anlaşılmakla, sanığa ek savunma hakkı verilerek hakkında açılmamış başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması,
2. Sanığa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun’un 250 inci maddesinin 11 inci fıkrasına 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesiyle eklenen ”Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.” şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu birlikte işlenmesine rağmen, suç tarihi itibariyle başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
4. Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmaması,
Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık ve Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A)bendinde açıklanan nedenlerle, Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/603 Esas, 2015/901 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (B) paragrafının (5) numaralı paragrafından sonra gelmek üzere anığın adli sicil kaydında yer alan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2010 tarihli ve 2007/174 Esas, 2010/1 Karar sayılı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasını içerir hükümlülüğünün tekerrüre esas teşkil ettiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi ve (D) paragrafındaki “TCK’nın 54 maddesi gereğince müsaderesine” ibaresinin çıkartılarak, yerine” dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Ve Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/603 Esas, 2015/901 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.