YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19637
KARAR NO : 2022/17638
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
K A R A R
Davacılar vekili;02/05/2007 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda …’un vefat ettiğini, müteveffanın çocukları ve eşinin müteveffanın desteğinden yoksun kalması nedeniyle açmış oldukları Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/322 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda …’nün tali kusurlu bulunduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 26/01/2021 harçlandırma tarihli dilekçesi ile talebini davacılar … ve … yönünden yükseltmiştir.
Davalı idare vekili, yargı yolu itirazında bulunmuş, müvekkili idarenin olayda kusuru bulunmadığını, araç sürücüsü …’un tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24/10/2017 gün 2015/1052 2017/9500 E-K sayılı ilamı ile “kendisine ikinci dava açılan Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, daha önce verilen Van 1. İdare Mahkemesinin iş bu dosyasını bulunduğu yerden getirterek görevsizlik kararının kesinleşip kesinleşmediğini araştırması, Van 1. İdare Mahkemesinin kararının kesinleşmiş olması halinde elinde derdest bulunan dava dosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle (UMK m. 19/I), dosyayı kül halinde, yargı yolu uyuşmazlığının çözümlenmesi açısından Uyuşmazlık Mahkemesine göndermesi, verilecek kararı bekleyerek sonucuna göre karar vermesi gerektiği” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak dosya Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiş, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 24/12/2018 tarihli kararı ile davanın çözümünde Adli Yargının görevli olduğunun belirtilmesi üzerine, mahkemece yargılamaya devam edilerek ; davanın kısmen kabulü ile davacılar …, … ve … yönünden davanın reddine, davacılar … ve … yönünden davanın kabulü ile 42.767,87 TL … için, 7.616,75 TL … için destekten yoksun kalma tazminatının 02/05/2007 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan yargılamada delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-6001 sayılı …’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 12/2 maddesinde; “Genel Müdürlük; bu Kanun kapsamındaki görevleri dolayısıyla yapacağı işlemler yönünden, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi hariç, her türlü vergi, resim, harç ve paydan, tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan her türlü döner sermaye ücretinden muaftır. Ancak, yargı harçlarının Genel Müdürlüğün haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili merciince karar verilir” hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereği, davalı … harçtan muaf olmasına rağmen, harçtan sorumluluğuna karar verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (3) nolu bendinde yer alan; “Davacının peşin ve ıslah yolu ile yatırdığı 191,88 TL harçtan reddedilen kısım üzerinden alınması gerekli 59,30 TL harcın mahsubu ile artan 132,58 TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine “Davacının peşin ve ıslah yolu ile yatırdığı 191,88 TL harcın davacıya iadesine” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına 22.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.