Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/638 E. 2022/16941 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/638
KARAR NO : 2022/16941
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda; davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Davacı vekili, …..sicil sayılı dosyada işlem gören …’a ait işyerinden bildirilen çalışmaların gerçek ve eylemli olmadığını, adlarına sigortalı bildirimleri yapılan kişilerden dolayı kısa vadeli sigorta kollarından yapılan harcamaların kanuni faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen 5510 sayılı Kanunun 96. maddesine göre işveren ve sigorta bildirimleri için bu kişilerden para aldıkları saptanan … ve … ile diğer işveren vekilleri ve adlarına vizite kağıdı düzenlenmiş kişilerden tahsil edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, gerçeğe aykırı bildirimler yapılan kişilere kurumca yersiz ödenen sağlık giderlerinin tahsili için borç bildirim belgelerinin gönderildiğini, ancak davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davalının İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2013/15440 sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; gönderilen ödeme emrinde borcun sebebinin belirtilmediğini, bu durumun yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle ödeme emrini kabul etmediğini, kendisinden istenen tutarın ne ile ilgili olduğunu mahkeme dosyasından öğrendiğini, kendisi ile ilgisi olmayan borcu kesinlikle kabul etmediğini, söz konusu raporda adı geçen kişilerden sigortalı bildirimi için para almadığı gibi, bu kişilerle irtibatının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına dayanılarak, 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesinde yersiz ödemelerin geri alınmasında ilgili kişiden bahsedilmekte olup müşterek ve müteselsil sorumluluktan bahsedilmediği, bu düzenlemeye göre, ilgili kişinin, sağlık yardımını yersiz alan kişi olduğu, gerek 506 sayılı, gerek 5510 sayılı ve gerekse 6183 sayılı Kanun’lar da yersiz sağlık yardımı ödemelerinin, sağlık yardımını yersiz alan kişi haricindeki kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsil edileceğine dair bir Kanun hükmünün yer almadığını ve davalının itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın %20’si oranında hesaplanacak kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 14/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.