YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6953
KARAR NO : 2022/17466
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı … Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun reddine dair karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine … tarafından verilen 24.02.2020 tarih 2020/İHK-4226 sayılı davacının itirazının reddine dair kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; müvekkiline ait davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 07.02.2019 tarihinde yaptığı kaza neticesinde hasarlanması nedeniyle 23.03.2019 tarihinde davalıya başvuru yaptıklarını, yaptırdıkları eksper incelemesi sonucunda araçta 182.738,99 TL hasar olduğunun belirtildiğini, ağır hasarlı araç nedeni ile şimdilik 50.000,00 TL’nin 07.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava şartının gerçekleşmediğini, gerekli belgelerin kendilerine ibraz edilmediğini, kaza öncesi hasarlı olduğu belirtilen aracın pert/total işlemi gördüğünü, karşı tarafın aracının ise 3 gün önce arızalandığını, her iki aracın da haksız kazanç elde etme çabası bulunduğunu,alınan raporda kazanın hileli olduğunun belirtildiğini bu nedenle zararı tazmin zorunluluklarının olmadığını savunarak başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… tarafından; sigortalının Türk Ticaret Kanunu ve Genel Şartlara aykırı hareket ettiğini, iyiniyetli olmadığını, sigortalının kendilerine yüklenen doğru beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, araçtaki hasarın bahsedildiği gibi oluştuğunun ispatlaması gerekenin sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin ise başvuranı mağdur etmediği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine … tarafından itirazın reddine karar verilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.
Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları’nın A.5. maddesi ve TTK’nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Uyuşmazlık, rizikonun belirtilen şekilde meydana gelip gelmediği, dolayısıyla rizikonun teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, başvuran 07.02.2019 tarihinde oluşan kaza nedeni ile hasar bedelini talep etmektedir. Davalı vekili ise kaza ile ilgili araştırma raporu aldıklarını, kazanın hileli olarak gerçekleştirildiğini iddia etmektedir. Davalı tarafından alınan araştırma raporunda ise özetle; davaya konu aracın yaklaşık 3 yıl önce hasarlı olarak eski sahibinden alındığı, tamirinin çıkma tabir edilen parçalarla yapıldığı, araç sahibinin işi konusunda yanıltıcı beyanda bulunduğunu, geçmişten gelen hasarların günümüze kadar getirtilerek senaryo ile hasarın tertiplenmiş olduğunu, kazaya karışan diğer aracın kaskosunun olmadığı ve aracın ön tarafının hasarlı olduğu, aracın üç gün önce hasarlandığını, olay günü kaza yerinin ıslak olduğu ancak bu aracın kaza mahalline çekici ile getirildiği zira tekerleklerinin ıslak olmadığını, araç sahiplerinin birbirini tanıdığı ve olaya kaza süsü verilerek hasarın kurgulandığı belirtilmektedir.
… tarafından alınan raporda ise; “davaya konu aracın daha önceki hasarından sonra ön tarafının çıkma ve tamir yoluyla toplandığı, aracın yürür duruma getirildiği ve yürütülerek HGS kayıtlarının oluşturulduğu, … plakalı karşı aracın diagnostik incelemesinde airbag sisteminin açılması ve çarpma anı verilerinden kazanın 04.02.2019 tarihinde saat 20:30′ da olduğu bilgisi …’nun raporunda net bir şekilde belirtilmiştir. Yani polis memurlarının düzenlemiş olduğu 07.02.2019 tarihli tutanakta belirtilen kaza ve saatle uyuşmayan bir veri olup polislerin yanlış yönlendirme veya bilgilendirme sonucu tutanak düzenlenebilmekte iken araç beynindeki airbag patlaması verisi gün saati de gösteren bir veri olduğu, söz konusu hasarın, davacının beyan ettiği şekilde olsa bile eski hasarında (tamir edilen, çıkma takılan) parçayı kapsayacak şekilde talep edildiği, … plakalı aracın diagnostik aletinin ölçüm sonuçlarının ise kaza tutanağının düzenlendiği tarihi teyit etmediği, hasarın senaryo hasar olduğu” yönünde görüş belirtilmiştir.
… plakalı araç işleteni tarafından … Sigorta Anonim Şirketine karşı (söz konusu kaza nedeni ile karşı taraf … plakalı aracın İhtiyari Mali Mesuliyet sigortasından) yaptığı 2019/39711 E, 2019/76575 K. sayılı tahkim başvurusu ile araçta oluşan hasar bedelini talep etmiş, davalı vekili kazanın senaryo olarak tertip edilidiği iddiasında bulunmuş, Tahkim tarafından bilirkişi raporunda araçta 89.967,18 TL hasar oluştuğu aracın rayiç degerinin 50.000,00 TL olduğu tenzili neticesinde 40.000,00 TL hasar bedelinin olduğu belirtilmiş ve ayrıca … plakalı aracın daha önce hasar kaydının bulunmadığı belirtilerek 36.000,00 TL’nin … plakı araca ait zorunlu mali sorumluluk sigortadan alınmış olması nedeni ile 4.000,00 TL hasar bedeline karar verilmiştir.
Yine … plakalı araç işleteni tarafından … plakalı araç ZMM sigorta şirketi olan Ak Sigorta AŞ.’ye karşı yaptığı 2019/71483 E ,2019/95190 K. sayılı tahkim dosyasında alınan bilirkişi incelemesinde yine yapılan inceleme ve tramer sorgulaması neticesinde araçta geçmişe dönük hasar kaydı bulunmadığı rapor edilmiş ve 36.000,00 TL hasar bedeline karar verilmiştir.
Dosya içerisinde kaza tespit tutanağı mevcut olup, “… idaresindeki … plakalı aracın, … plakalı araca arkadan çarpması neticesinde … plakalı aracın ön kısımları ile bariyerlere çarptığı, maddi hasarlı kaza meydana geldiği … plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/1-c madesinin ihlal ettiğinden kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ancak esas alınan raporda kaza tespit tutanağı yeterli şekilde irdelenmemiş olup bu hususun da ayrıca değerlendirmeye alınarak, kaza tespit tutanağının varlığı ile artık kazanın gerçekleştiğinin kabulü ile özellikle kaza ile illiyeti olan hasar kapsamının belirlenerek karar verilmesi gerekirken başvurunun reddine karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, … kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.