YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3786
KARAR NO : 2023/7966
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/787 D….- 2022/804
… …
SAYISI : 2022İHK- 825
… … ve … …
DAVA TARİHİ : ….08.2020
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne
… …
SAYISI : K-2021/452
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının kısmen kabulüne kararının kaldırılmasına ve tahkim yargılamasının dosyadan el çekme ile sonlandırılmasına, tarafların genel yargı yoluna başvurmada muhtariyetine karar verilmiştir.
… kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Daire; kararın bozulmasına karar vermiştir. İtiraz Hakem Heyetince, davacının itirazının kabulüne, karar kaldırılarak başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
… kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.09.2019 tarihinde meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem nedeniyle davacıya ait konutun ağır hasar gördüğünü, riskli … olduğunun yetkili kurumca saptanıp tahliyesine karar verildiğini, davalıya yapılan başvuru üzerine 167,37 TL tazminat ödendiğini ancak zararlarının tamamen karşılanmadığını belirterek ve belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.001,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Talebini bedel artırım dilekçesiyle 78.571 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksper raporu ile kısmi hasarlı olduğu saptanan taşınmaz için gerekli ödemeyi yaptıklarını ve sorumluluklarının son bulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. … KARARI
… yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “sigorta eksperi bilirkişinin 20.12.2020 tarihli raporu benimsenerek, depremin etkisiyle sigortalı konutta oluşan hasarın hafif hasar olduğu ve bu zararın giderildiği, binanın yapım eksiği nedeniyle oluşan hasarın da sigorta teminatında olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık hakem heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz etmiştir.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı itiraz dilekçesinde; aynı olayla ilgili olarak yapılan 2020.E.60115 ve 2020.E.123 sayılı dosyalar kapsamında alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak karar verildiğini, 2020.E.60120 sayılı dosya kapsamında bilirkişi raporu alınmadığını, eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi kurulu marifeti ile keşif yapılarak rizikonun gerçekleşip gerçekleşmediğinin, rizikonun teminat kapsamında olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, binadaki 11 nolu bağımsız bölüm için yapılan 2020.E.60121 sayılı dosyada jeoloji ve inşaat mühendisi bilirkişilerin görevlendirildiğini ve jeoloji mühendisinin gerçekleşen riziko nedeni ile hasarın meydana gelmiş olabileceğini, inşaat mühendisinin de deprem hadisesine bağlı olarak zararın olduğu görüşünü belirttiğini, ayrıca beton numunesi alınıp donatı tespitine yönelik sıyırma ve röntgen işlemleri yapılarak yapının mevcut beton kalitesi ve donatı durumunun tespit edilip, buna göre riskli … olup olmadığının, depremden zarar görüp görmediğinin anlaşılabileceği görüşüne yer verildiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin ilk kararı ile; “aynı konuya ilişkin farklı tahkim dosyalarında alınmış farklı raporlar bulunduğunu, anılan raporlarda binanın depremden dolayı hasar gördüğü tespitinin yapıldığı, taşınmaz üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olduğu, tahkim yargılamasının kapsamı dikkate alındığında anılan işlemlerin yapılmasının mümkün olmadığı, HMK 435/c hükmü gereği hakem kurulunun yargılamanın sürdürülmesini imkansız bulması halinde yargılamaya son verebileceği gerekçesiyle” davacı vekilinin itirazının kabulü ile kararının kaldırılmasına ve tahkim yargılamasının dosyadan el çekme ile sonlandırılmasına, tarafların genel yargı yoluna başvurmada muhtariyetine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. … kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire; “5684 sayılı Sigortacılık Kanunu madde 30/23 gereği, anılan kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin uygulanacağı ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik madde 16/12 gereği, özel ve teknik bilgi gerektiren konularda hakemlerin bilirkişi raporu alabileceği HMK’nın 432. maddesi düzenlemeleri dikkate alındığında, İHH kararının gerekçesinde belirttiği işlemlerin yapılması bakımından hakem yetkilerini kısıtlayan hiçbir yasal düzenleme bulunmadığı, gerekli işlemlerin tamamlanıp işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, dosyadan el çekme kararı verilmesinin yerinde olmadığı, davacıya ait konutun deprem nedeniyle ağır hasar gördüğü ve riskli … haline geldiğinin, AFAD ile Çevre Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilip ilan edildiği; anılan bu karar gereği de Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığının 12.03.2020 tarihli tebligatı ile binanın tahliyesine karar verildiği, ağır hasarlı ve riskli yapının yıkımının gerçekleştirileceği hususlarının bildirildiği, resmi kurumlar tarafından yapılan bu tespitler de dikkate alındığında, sigortalı konutun bulunduğu binanın yapımının gerçekleştirildiği 2000-2006 yılları arasındaki dönemden bu yana zaman içinde binada oluşan yapısal bozulma ve yapım eksiğinin mi yoksa depremin doğrudan etkisinin mi zarara neden olduğu hususundaki uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, Teknik değerlendirme yapılırken de, depremin meydana geldiği yer (merkez üssü), depremin şiddeti, sigortalı konutun bulunduğu yer ile depremin merkez üssü arasındaki mesafe vs. gibi birçok verinin detaylı irdelenmesiyle sonuca ulaşılması gerekli olup, anılan bu değerlendirmeler konusunda uzmanlığı bulunan jeoloji mühendisi bilirkişi tarafından yapılması gerektiği, dava konusu sigortalı konutun bulunduğu 8 katlı binada yer alan tüm konutlar için aynı gerekçelerle davacının tazminat talep ettiği ve her bir konuta ilişkin istemin farklı tahkim dosyasında incelendiği gözetilerek, dosyaların birbiri ile irtibatı da sağlanıp diğer dosyalarda alınmış raporların dosyaya kazandırılması ve binaya ait … ruhsatı- proje vs. belgelerin ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra; konusunda uzman 1 jeoloji mühendisi, 1 inşaat mühendisi ve 1 sigorta hukukçusundan oluşan bilirkişi heyetinden (bina yıkım işleminin gerçekleştirilmemiş olması halinde yerinde inceleme de yapılarak), sigortalı konutun riskli ve ağır hasarlı olarak tespitine neden olan hasarlarının, davaya konu deprem olayının doğrudan etkisiyle mi yoksa binanın yapısal özellikleri (yapım eksiği) ile zaman içinde ortaya çıkan yapısal bozulmaları nedeniyle mi meydana geldiğinin tespiti, depremin doğrudan etkisiyle hasarın oluştuğunun saptanması halinde … Genel Şartları ve … poliçesi gereği davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine” değinerek kararın bozulmasına karar vermiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacının itirazının kabulü ile karar kaldırılarak, davacının 69,275,51 TL bakiye tazminat talebinin kabulü ile 30.07.2020 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1/5 oranında ve maktu vekalet ücretinin ödenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
1-Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları’nın “Zaman Aşımı” başlıklı C.7 maddesi: “Sigorta sözleşmesinden … bütün talepler, sözleşmenin sona ermesinden itibaren iki yılda zaman aşımına uğrar.” hükmü uyarınca zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti gerektiğini,
2. Müvekkil kuruma usulüne uygun bir şekilde başvurulmadığında davanın reddi gerektiğini,
3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme/hatalı değerlendirmeye dayalı olup araştırılması talep edilen kalemlere yer vermediğini,
4. Somut olayda binanın yıkılmasına karar veren kamu otoritesi yalnızca yıkıma karar vermekte, binanın deprem öncesi durumu ile deprem sonrası durumu arasındaki deprem güvenliği farklılığına ilişkin bir değerlendirme içermediğini,
5. Başvuranın konu meskenin brüt yüzölçümü, … tarzı, adresi, geçmiş depremlerde hasar durumuna ilişkin beyan yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığı hususu araştırılmaksızın müvekkil kurum aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,
6. Müvekkil Kurum başvuru öncesi sorumlu olduğu tutarı tanzim edilen eksper raporları doğrultusunda hasar bedelinin ödendiğini,
7. Binanın yapısal sorunları ve mevcut yönetmeliklere uymaması nedeni ile yıkılıp yapılması yasal olarak iyileştirme olup Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında olmadığını,
8. Başvuranın talebine ilişkin sigorta kapsamı ve teminat dışı kaldığı hallerin mevcut olup olmadığının araştırılması, bu hallerin mevcut olması halinde başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini,
9. Sigortalının kasti olarak beyan yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle müvekkil kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını,
10. Müvekkil Kurum temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacıya ait, davalıya zorunlu deprem sigortası ile sigortalı konutta deprem nedeniyle meydana gelen hasar talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 26 ncı maddenin 1 inci fıkrası, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 6102 sayılı … Ticaret Kanunu, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliği, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları’nın C.7 nci, A.3.6 ncı maddesi, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrası
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen … kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.001,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini istemiş, faiz isteminde bulunmamıştır. Faiz istenmediği halde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrasına aykırı biçimde talep dışına çıkılarak tazminata 16…..2020 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca … kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile … kararının 1. bendinde yer alan ” 30.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile” ibaresi çıkartılarak kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
14…..2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.