Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6340 E. 2023/3528 K. 02.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6340
KARAR NO : 2023/3528
KARAR TARİHİ : 02.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/727 E., 2017/512 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 05.06.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olmak, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek, suç delillerini yok etmek, gizlemek ve değiştirmek, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek suçlarından 03.02.2012 tarihinde gözaltına alındığını, 07.01.2012 tarihinde tutuklandığını, 15.08.2012 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, müvekkilinin tutuklanmadan önce güvenlik firmasında çalıştığını, tutuklama nedeni ile iş aktinin feshedildiğini, müvekkilinin ceza evinde masrafları olduğunu, ailesinin ceza evi ziyaret masrafları olduğunu, iş akti feshedildiğinden dolayı kazanç kaybı, kıdem tazminatı ve sgk prim kaybı olduğunu, haksız tutuklama nedeniyle kredi çekmek zorunda kaldığını, bunların maddi zarar olarak ödenmesi gerektiğini, basında haberlerinin yapıldığını, manevi zarara uğradığını bu nedenle 72.698,57 TL maddi,
200.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 14.07.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddi gerektiğini, davacının zararını belgelendiremediğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, kanunda sayılan tazminat istemine ilişkin şartların oluşmadığını, davacı kendi elemleri nedeniyle tutuklanmasına neden olduğunu, davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.

3.Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2016 tarihli ve 2015/261 Esas, 2016/413 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 09.03.2017 tarihli ve 2017/727 Esas, 2017/512 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 02.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin ise esastan reddi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacı hakkında kıdem tazminatının tazminat olarak verilmemesi gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, ilişkindir.

B. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilin ödenmeyen sigorta primlerinin, ceza evi masraflarının, ailesinin ceza evine gidiş dönüş yol masrafları, banka kredilerinin tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna, müvekkilinin yargılandığı dosyanın kumpas davası olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/162 Esas – 2015/26 Karar sayılı dava dosyasında örgüte bilerek isteyerek yardım etme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından yargılandığı, 03.01.2012 – 15.08.2012 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.04.2015 tarihinde kesinleştiği, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının tutuklu kaldığı sürelerin infaz edildiği, aynı sebeple başkaca dosyasının bulunmadığını, davacının tutuklandığı dönemde çalıştığı firma tarafından gönderilen cevabi yazıda, 04.01.2012 tarihinde tutuklanması nedeniyle iş kanunun 25/IV maddesi uyarınca iş aktinin feshedildiği bildirilerek son üç aylık döneme ilişkin ücret bordroları gönderilmiş, davacıya kıdem tazminatı ödenmediği, davacı tarafından şirket aleyhine açılmış herhangi bir dava bulunmadığı, bu nedenle davacının kazanç kaybı ve kıdem tazminatının 5271 sayılı Kanun 141 ve devamı maddeleri kapsamında verilmesi gerektiğini, davacı tarafından yakınlarının cezaevine ziyarete gelmeleri nedeniyle yapmış oldukları yol giderleri, tutuklu kaldığı dönemde cezaevinde yapmış olduğu harcama bedelleri, tutukluluk sürecinde düşülen maddi sıkıntı nedeniyle kullanıldığı iddia olunan ihtiyaç kredisinin maddi tazminat kapsamında olmadığı belirlenerek, 6.984,70 TL (5.294,38 TL maaş kaybı, 1.690,32 TL kıdem tazminatı) maddi, 12.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminat miktarının eksik olduğundan maddi tazminata ilişkin kısmın 7.008,08 (sadece maaş kaybı kısmı 5.317,76 olmalı) yükseltilmesi gerektiğinden, bu kısmın düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/162 Esas – 2015/26 Karar sayılı dava dosyasında örgüte bilerek isteyerek yardım etme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından tutuklandığı, 03.01.2012 – 15.08.2012 tarihleri arasında 225 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.04.2015 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 41.530,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 18.984,70 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 19.008,08 TL olarak düzeltilerek esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Davacının kıdem tazminatın 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağı dikkate alınmadan, maddi tazminat hesabına dahil edilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

B. Davacının Temyiz İstemi Yönünden;
1.Maddi Tazminat Miktarı Yönünden;
Davacının geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda belgeler dosya arasına alınarak belirlenen tutarın maddi tazminat olarak verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Davacının ödenmeyen sigorta primlerinin, ceza evi masraflarının, ailesinin ceza evine gidiş dönüş yol masraflarının, banka kredilerinin 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağı dikkate alındığında, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

2.Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 09.03.2017 tarihli ve 2017/727 Esas, 2017/512 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 09.03.2017 tarihli ve 2017/727 Esas, 2017/512 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.