Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6625 E. 2023/3810 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6625
KARAR NO : 2023/3810
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/869 E., 2019/953 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 20.05.2019 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu 20.05.2019 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu,
291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

İstinaf ve temyiz kesinlik sınırının hükmedilen veya reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden değerlendirileceği, maddi tazminat ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği, reddedilen toplam tazmimat miktarı bakımından ise; hükmün davacı açısından kesin olmadığı anlaşılmakla hükmün tamamı üzerinde yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 10.10.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 12.08.2016-23.08.2016 tarihleri arasında gözaltına alınan davacı hakkında yürütülen soruşturma sonunda takipsizlik kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 30.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olup olmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye neden olacak nitelikte fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

3. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/483 Esas, 2019/26 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2019/869 Esas, 2019/953 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2021 tarihli 2019/63063 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.

2.Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde açılıp açılmadığının denetlenmediğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde “Davacı … vekili tarafından 1000,00 TL maddi tazminat talebiyle mahkememize dava açılmış ise de; dosya arasına alınan evraklar, davacının gözaltında kaldığı süre ve KYOK kararı da dikkate alındığında, davacının daha öncesinde Türk Telekom AŞ bünyesinde il müdür vekili olarak görev yapmaktayken FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma iddiasıyla Rize Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması kapsamında 12/08/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 23/08/2016 tarihinde ise serbest bırakıldığının anlaşıldığı, davacının bu süre zarfında maaş ve özlük haklarını aldığı dikkate alındığında, herhangi bir maddi kaybının olmadığının SGK’ya yazılan müzekkere cevaplarından anlaşılmakla, davacının maddi tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir.Rize İl Merkezi Türk Telekom A.Ş bünyesinde İl Müdür vekili olarak görev yapan davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre ve diğer hususlar gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet kurallarına uygun şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.500,00-TL manevi tazminatın taleple bağlı kalınarak dava tarihi olan 09/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine’den alınarak davacıya verilmesine, davacı kendisini vekil avukat ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı 2.500,00 TL şeklinde, vekalet ücreti ise; 1.056,00 TL şeklinde değiştirilerek, düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/4586 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 12.08.2016-23.08.2016 tarihleri arasında 11 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda davacı hakkında 03.07.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 21.07.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, süresinde açıldığı ve yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
1.01.08.2017 tarihinde işten ayrılan davacının işten çıkarılma sebebinin koruma tedbirinden kaynaklandığından bahsedilemeyeceği, gözaltında kaldığı süre boyunca da maaşını almaya devam ettiği anlaşıldığından davacının maddi kaybı olmadığından bahisle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

2.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacının hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;
1.Davanın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesinden sonra 3 ay içerisinde açıldığı anlaşıldığından davanın süresinde açılmadığına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2.(A-2) paragrafında da açıklandığı üzere, davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının gözaltında kaldığı süreye göre hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3.Davacı vekili tarafından dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasına ve davanın 10.10.2018 tarihinde açılmasına rağmen, mahkemece de taleple bağlılık ilkesi gereği bu tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, 09.10.2018 tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B-3.) bendinde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2019/869 Esas, 2019/953 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasının (2) numaralı paragrafındaki; “09/10/2018” ibaresinin “10.10.2018” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.