Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/10019 E. 2023/4165 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10019
KARAR NO : 2023/4165
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/230 E., 2015/493 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kadirli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/230 Esas, 2015/493 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.10.2020 tarihli ve 2016/130851 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,

Dava konusu yerin sit alanı içerisinde kaldığına,

Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü
1.”Mahkememizce yapılan keşif neticesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile sanığın açtığı yolun sit alanı sınırları dışında kaldığı anlaşılmış olup, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinin bu şekilde sabit olduğu anlaşıldığından sanığın beraatine dair aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.” denilmektedir.

2.Sanık savunmasında; “Üzerime atılı suçlamayı anladım. Kabul etmiyorum bana ait tarlanın kenarında su arkı geçmektedir. Arkın kenarında da fundalık yer vardır. Fundalığın içi de taşlık kayalıktır. Bu taşlar ve kayalar su arkına düştükleri için düşmesini engellemek amacı ile söz konusu yeri açtım. Başka bir niyetim yoktur. suçsuzum, beraatime mahkeme aksi kanaatte olursa lehime olan hükümlerin tatbikine karar verilmesini talep ederim.” demiştir.

3.Mahkemece mahallinde 13.10.2015 tarihinde icra edilen keşif neticesinde alınan arkeolog bilirkişi raporunda, bahse konu yerin 247 ada 1 parselde kalmadığı, kepçe ile kazılan yerin sit alanı dışında kaldığının tespit edildiği, fen bilirkişi raporunda da; dava konusu kazı yapılan alanın Deliktepe Höyüğü sit alanına herhangi bir tecavüzünün bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1…. vekilinin, 14/07/2015 havale tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunduğu halde, adı geçen kurumun katılan olarak kabulüne yönelik bir karar verilmediği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.11.2006 tarihli, 2006/2-249-247 sayılı, 15.07.2008 tarihli, 2008/9-95-195 sayılı ve 19.10.2010 tarihli, 2010/9-149-105 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, …’nün suçtan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, açılan davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;

2.Dava dışı …isimli şahsın 07.04.2015 tarihli dilekçe ile, sit alanı içerisindeki 247 ada 1 parseldeki tarlasında, komşusu… tarafından kepçe ile işlem yapıldığına dair Kaymakamlığa şikayette bulunduğu, 17.04.2015 tarihinde Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda, 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli Deliktepe Höyüğünün kuzeydoğusunda iş makinesi ile toprağın kazıldığı, batı kısmında da iş makinesi ile çukur açıldığının tespit edildiği, sanığın savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan arkeolog bilirkişi raporunda, bahse konu yerin 247 ada 1 parselde kalmadığı, kepçe ile kazılan yerin sit alanı dışında kaldığının tespit edildiği, fen bilirkişi raporunda da; dava konusu kazı yapılan alanın Deliktepe Höyüğü sit alanına herhangi bir tecavüzünün bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, mahkemece sanığın beraatine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Dava konusu yerin sit alanı içerisinde kalmadığı anlaşılmakla, mahkemece sanığın üzerine yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, kararda (3) nolu bentte belirtilen husus dışında hukuka aykırılık görülmemiş olup, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) nolu bentte açıklanan nedenle Kadirli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/230 Esas, 2015/493 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci paragrafı çıkartılarak yerine ” Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle, sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.