YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/711
KARAR NO : 2023/4704
KARAR TARİHİ : 21.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/167 E., 2022/79 K.
DAVA TARİHİ : 01.07.2015
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, katılma yoluyla davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili, … Gölü kıyı kenar çizgisi içerisinde … Belediyesi tarafından muhtelif zamanlarda doldurma ve kurutma yoluyla yaklaşık 512.000,00 m² arazi kazanıldığını, Belediye tarafından kıyıda yapılan dolgu işlemlerinin Kıyı Kanunu’nun 7 nci maddesi gereğince gerekli izinler alınmadan yapıldığını, dolgu alanlarının Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlardan olduğunu, bu alanlar üzerinde davalı tarafından yapılan bina ve tesislerin restoran, büfe, çay bahçesi, işyeri gibi amaçlarla kullanıldığını, … Gölü’nün Türkiye’nin ikinci en büyük tatlı su gölü ve doğal içme suyu havzası olduğunu, bu nedenle … Gölü kıyılarında doldurma ve kurutma yapılamayacağı gibi yapılmış dolgular için de Kıyı Kanunu uyarınca izin verilmesinin söz konusu olamayacağını, … Belediyesi tarafından … ilçe sınırları dahilinde kıyıda ve kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan dolgu alanlarının Belediyeye devrinin yapılması için talepte bulunulduğunu ancak bu talebin Maliye Bakanlığınca reddedildiğini, … Belediyesi tarafından … ilçe merkezinde ve … Gölü kıyı kenar çizgisi içerisinde kıyıların izinsiz doldurulması suretiyle elde edilen arazilerde davalı tarafından yapılan bina ve tesislerin kâl’ine, davalının bu yerlere elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, dava konusu yeri … Belediye Başkanlığından kiraladığını, ecrimisil bedelini ödediğini, dava konusu yerin dolgu alanı içerisinde kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
… Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2015/332 E., 2016/25 K. sayılı kararıyla; 4721 sayılı TMK’nın 2 nci maddesine göre, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, davalının hukuken geçerli kira sözleşmesine istinaden dava konusu yeri kullandığı, … Belediye Başkanlığı ile Hazine arasında derdest olan Isparta İdare Mahkemesinin 2015/461 Esas sayılı dosyasının konusunun eldeki dava dosyasından farklı olduğu, dava konusu alanın malikinin belirsiz olduğu, davalının kira sözleşmesi ile dava konusu yerin dolaysız fer’i zilyedi bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 25.02.2020 tarihli ve 2016/10839 E., 2020/1800 K. sayılı kararıyla; … Belediye Başkanlığı tarafından dava konusu alanların Belediyeye devri için talepte bulunulduğu, talebin reddi nedeniyle ret işleminin iptali için Isparta İdare Mahkemesi’nin 2015/461 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, sonucunun eldeki davada verilecek kararı etkileyeceği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK’nın 165 … maddesi uyarınca Isparta İdare Mahkemesi’nin 2015/461 Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenilmesi, kesin olarak karara bağlanmasından sonra toplanan ve toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, değinilen husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere ret karar verilmesi doğru olmamıştır gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplamda 98,04 m²’lik kısmın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle davalının elatmasının önlenmesine ve taşınmaz üzerindeki yapının kâl’ine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Katılma yoluyla davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; 08.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu alan üzerine davalı tarafından inşa edilen ve kullanılan yapının ön cephesinin kapalı yemek yeme alanının 129,00 m², göle bakan kısımdaki çay bahçesinin 126,00 m² ve işletmenin toplam işgal alanının 602,00 m² olduğunu, göl kenarında bulunan işletmenin … Gölünün doldurulması sonucu oluşturulduğunu ve işletmenin tamamının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığının rapor edildiğini, buna rağmen Mahkemece 98,04 m² alan yönünden el atmanın önlenmesi ve yıkım isteğine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bu gerekçelerle bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu alanın … Belediye Başkanlığından 02.03.2010 tarihli ve 2010/10 sayılı kararıyla kiralandığını, ecrimisil bedelinin ödendiğini, dava konusu alanda malik ve zilyedin Belediye Başkanlığı olduğunu, husumetin Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca açılan elatmanın önlenmesi ve yıkım istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. T.C. Anayasası’nın 43 üncü maddesi,
2. 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 5 … ve 6 ncı maddeleri.
3. 28.11.1997 tarihli ve 1996/5 E., 1997/3 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen … Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun değişik 13. maddesinin j. bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı 2.220,42 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.