Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/8875 E. 2023/3544 K. 02.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8875
KARAR NO : 2023/3544
KARAR TARİHİ : 02.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1687 E., 2019/1367 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 03.02.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 24.09.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Milli Eğitim Müdürlüğünde öğretmen müvekkilinin örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek ve terör örgütü propagandası yapmak suçundan gözaltına alındığını, 01.02.2017 tarihinde tutuklandığını, 21.02.2017 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonucunda hakkında beraat kararı verildiğini, haksız tutuklama ve yargılama nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu, 07.02.2018 tarihinde ihraç edildiğini, haksız yargılama nedeniyle 75.000,00 TL manevi tazminata haksız yakalama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 11.10.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılarak süresinde açılmamış ise reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının nüfus kayıt örneği, sabıka kaydının alınması gerektiği, avukata yetki verip vermediğinin saptanması bakımından davacının dinlenilmesi gerektiğini, davacının tutuklanmasında devletin kusurunun bulunmadığını, derdest dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, faiz talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, öne sürmüştür.

3.İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/469 Esas, 2018/553 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/1687 Esas, 2019/1367 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 13.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddini, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davalı vekilinin temyiz istemi;
İstinaf mercinin kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

B.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Uzun yıllar öğretmen olan müvekkilinin PKK terör örgütüne üye olmak suçundan haksız yere yargılandığını, terörist muamelesi gördüğünü, kusurlu olmadığı tespit edildiğini, bu nedenle hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/323 Esas – 2018/246 Karar sayılı ceza dosyasında örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek ve terör örgütü propagandası yapmak suçundan 01.02.2017 – 21.02.2017 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 10.09.2018 tarihinde kesinleştiğini ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında derdest dosya bulunmadığı belirlenerek, 3.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, manevi tazminatın fazla olduğundan 1.500,00 TL’ye indirilmesi gerektiğinden bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/323 Esas – 2018/246 Karar sayılı ceza dosyasında örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek ve terör örgütü propagandası yapmak suçundan 01.02.2017 – 21.02.2017 tarihleri arasında 20 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 10.09.2018 kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyizi üzerine davalı vekilinin 03.02.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.

A.Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

B.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/1687 Esas, 2019/1367 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.