YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28844
KARAR NO : 2012/34779
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
Kasten yaralama ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçlarından sanık …’un, anılan Kanun’un 15/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, (ikişer kez) 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince söz konusu hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziantep Çocuk Mahkemesinin 22/06/2010 tarihli ve 2010/315 esas, 2010/843 sayılı kararı sonrasında sanığın denetim süresinde islediği başka bir suçtan mahkumiyetine karar verildiğinden bahisle bu kez yeniden 6136 sayılı Kanun’un 15/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziantep 1. Çocuk Mahkemesinin 27/03/2012 tarihli ve 2012/117 esas, 2012/276 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 06.08.2012 tarih ve 2012/13066-46429 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.08.2012 tarih ve 2012/218592 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Gaziantep 1. Çocuk Mahkemesince sanığın usulüne uygun çağrılmasına rağmen gelmediğinden bahisle yokluğunda savunması alınmaksızın karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç islemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılarak, sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm karşısında;
Üzerine atılı suçu işlediği sırada on sekiz yaşından küçük olan ve daha önce işlediği başka bir suçtan hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan sanık …’un 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden Gaziantep 1. Çocuk Mahkemesinin 27.03.2012 … ve 2012/117 esas, 2012/276 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (a) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.