Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/6068 E. 2023/1913 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6068
KARAR NO : 2023/1913
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/267 E., 2019/357 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yokluğunda verilen kararın, tebligat tarihinde cezaevinde bulunan suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin okunup, anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen gerekçeli karar tebliğine ilişkin 26.07.2019 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre tebliğ işleminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmayıp geçersiz olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun eski hâle getirme isteminin kabulü ile öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.10.2007 tarihli ve 2007/2061 Esas numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun temyiz dışı suça sürüklenen çocuk … ve temyiz dışı sanık … ile birlikte gece vakti asma kilidi kırarak girdiği mağdura ait iş yerinden tabanca, para, ziynet eşyaları ve cep telefonu çalmak suretiyle hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarını işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 31/3, 116/4, 119/1-c ve 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2008 tarihli ve 2007/388 Esas, 2008/556 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 31/3, 62, 116/4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 13 gün ve 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 51/1-2. maddesi gereği verilen cezaların mağdurun zararını gidermesi koşuluyla ertelenmesine; ayrıca suça sürüklenen çocuk hakkında her iki suç bakımından da 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-a. maddesi uyarınca danışmanlık tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2008 tarihli ve 2007/388 Esas, 2008/556 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01.10.2014 tarihli ve 2012/2426 Esas, 2014/16727 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanma imkânı bulunan suçlardan verilen cezaların zarar giderme şartıyla ertelenmesinin mümkün olmadığı, miktarın belirsiz olması nedeniyle infazda duraksamaya neden olunduğu, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından zararın giderilmemesinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasının yerinde olmadığı, ayrıca mahkûmiyetine karar verilen çocuk hakkında tedbire hükmedilemeyeceği ve yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuğun sebebiyet verdiği oranda tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenlerine dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin bozulmasına ve bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2016 tarihli ve 2014/376 Esas, 2016/474 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 31/3, 62, 116/4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 13 gün ve 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
5. Hükümlerin açıklanması için yapılan ihbar üzerine; Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2019 tarihli ve 2019/267 Esas, 2019/357 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 31/3, 62, 116/4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 13 gün ve 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına hükmedilmek suretiyle hükümlerin açıklanmasına karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.10.2022 tarihli bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk temyiz dilekçesinde; eski hâle getirme talebinin kabulü ile infazının durdurulmasını talep ettiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince; suça sürüklenen çocuğun olaydan birkaç saat sonra temyiz dışı sanık … ile birlikte olay mahallinin orada polis tarafından görülmesi ve yakalandığında suça konu eşyaları polis aracına gizlice bırakması hususları dikkate alınarak; suça sürüklenen çocuğun olay günü gece vakti temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ve sanık ile birlikte, mağdura ait iş yerine rızaya aykırı olarak girdiği, iş yerinde tabanca, cep telefonu, ziynet eşyaları ve bir miktar parayı çaldığı kabulüyle suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet kararı verildiği tespit edilmiştir.
2. Mağdur aşamalarda; kendisine ait iş yerine asma kilit kırılmak suretiyle girildikten sonra cep telefonu, tabanca, 100,00 TL para, kol saatleri ile bakır malzemelerinin çalındığını beyan etmiştir.
3. 03.08.2007 tarihli suç eşyası teşhis tutanağına göre; temyiz dışı sanık …’nın üst aramasında ele geçen kol saatlerinin mağdur tarafından kendisine ait iş yerinden çalınan saatler olarak teşhis edildiği; 03.08.2007 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağına göre de; suça sürüklenen çocuk ile temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’in ekip aracından ayrılmalarından sonra araç içindeki paspas üzerinde bir adet cep telefonu ile çakmak görüldüğü belirlenmiştir.
4. Görgü ve tespit tutanağı, takdiri kıymet tutanağı ile yakalama tutanakları dosya içerisindedir.
5. Temyiz dışı sanık … soruşturma aşamasında; atılı suçları tek başına işlediğini, kovuşturma aşamasında arkadaşı olan suça sürüklenen çocuk ile beraber hırsızlık yaptıklarını hatırlamadığını beyan etmiş; temyiz dışı suça sürüklenen çocuk … aşamalarda; ekip aracında ele geçen mağdura ait çakmak ve telefonu suça sürüklenen çocuk …’den satın alıp korktuğu için ekip aracına attığını ifade etmiştir.
6. Suça sürüklenen çocuk soruşturma aşamasında; temyiz dışı sanık …’in bahsi geçen iş yerine girdiğini, kendisinin uzakta durduğunu, gözcülük yapmadığını beyan etmiş; kovuşturma aşamasında ise … tarafından havaya ateş edildiği sırada kolluk görevlilerinin geldiğini belirterek atılı suçlamaları kabul etmediğini savunmuştur.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleştiği 06.01.2017 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının, kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 16.01.2018 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında 24.12.2014 tarihli duruşma esnasında 18 yaşını doldurduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun alınan ifadesinde, müdafii istemediğini beyan ettiği ve 5271 sayılı Kanun’un 150/2-3. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığı anlaşıldığından; tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun gerekçeli karar başlığı ile hüküm fıkrasında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2019 tarihli ve 2019/267 Esas, 2019/357 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuğun temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.