Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2011/21103 E. 2012/36693 K. 06.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21103
KARAR NO : 2012/36693
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak
1) Sanığın savunmasının alındığı 02.06.2009 tarihli celsede, iddianame okunmadan sanığın sorgusunun yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 191. maddesine muhalefet edilmesi,
2) Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olarak kabul edilen Nizip Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2005 tarih ve 2004/2414 esas-2005/725 karar sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK’nin 492/2, 522, 523, 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4, 5 ve 6. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine ilişkin ilamın dosya içerisinde bulunmaması nedeniyle, eylemin elektrik enerjisi veya su hakkında hırsızlık suçu olup olmadığı belirlenememekle, bahse konu ilamın mahkemesinden getirtilmek suretiyle, sanığın önceki mahkûmiyetinin elektrik enerjisi veya su hakkında hırsızlık suçundan olup olmadığı hususunun tespit edilerek, eylemin elektrik enerjisi veya su hakkında hırsızlık suçuna ilişkin olması ve zararın tamamen tazmin edilmiş olması halinde 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun Geçici 2/2. maddesi ile getirilen “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar” hükmü karşısında, sanığın adli sicil kaydında bulunan bu mahkûmiyetinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde belirtilen diğer koşullar yönünden denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmak suretiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının yeniden değerlendirilmesi lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.