Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/16567 E. 2023/8033 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/16567
KARAR NO : 2023/8033
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/960 E., 2022/1913 K.
DAVACILAR : 1-…, … ve …’a valeyeten kendine asaleten …

DAVA TARİHİ : 21.10.2019
HÜKÜM/KARAR : Davacı İstinafının Kabulü/Davalı İstinafının Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/387 E., 2021/138 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı eş …’a yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların eşi/babası ve çocukları … …’ın yolcu olarak bulunduğu davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile 08.08.2018 tarihinde gerekçeleşen … taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan …, …, … ve …’ın her biri için ayrı ayrı 2.000,00 TL’nin, davacılardan … … ve …’ın her biri için ayrı ayrı 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigortaya başvuru tarihi olan 03.04.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; gerçek zarardan kusur ve limitle sınırlı olarak sorumlu olduklarını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, destekliğin ispat edilmesi gerektiğini, … tarafından yapılan ödeme varsa tenzili gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüdü bulunmadığından faizin yasal faiz oranında ve dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; “kazadaki aracın şoförünün … … … olduğu yönündeki delillerin aksini ispata yarar başkaca delil sunulmadığından, araç şoförünün … … … olduğu kanaatine varıldığı, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak davacıların payları garameten hesaplandığı, ancak söz konusu kazaya ilişkin düzenlenen kusur raporu ile kaza tespit tutanağı ve yürütülen soruşturmadan anlaşıldığı üzere araçta yolcu olarak bulunan ve davacıların desteği olan … …’ın emniyet kemerini takmadığı, hem kendisinin ve hem araç şoförünün alkollü olduğu ve … … …’nın aracına hatır taşıması kapsamında bindiği, tarafların müterafik kusuruna ilişkin değerlendirmenin hakim tarafından yapılacak ve en fazla %40 oranında müterafik kusur indirimi yapılabileceği, davacıların desteğinin alkollü olduğunu bildiği şahsın aracına hatır taşıması amacıyla bindiği ve bu araçta iken emniyet kemerini takmadığı … olduğundan aktüer bilirkişisi tarafından yapılan garame payları oranında davacıların tazminat haklarından %40 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı” gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile … için 160.579,36 TL, … için 31.155,18 TL, … için 22.272,87 TL, … için 21.924,03 TL, … için 17.227,94 TL ve … için 15.188,49 TL olmak üzere toplam 268.347,87 TL’nin 10.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müterafik kusur ve hatır indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, indirim yapılacak olsa dahi bunun en fazla %20 oranında olması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kazada sürücünün belirlenemediği, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, yerel mahkemenin hatır taşımacılığı, alkollü olduğu bilinen şahsın aracına binilmesi ve emniyet kemeri takılmaması durumlarının tamamının müterafik kusur kapsamında değerlendirilip hesaplanan tazminattan % 40 oranında indirim uygulayarak karar verdiğini, ancak hatır taşımacılığı için başlı başına % 20 alkol ve emniyet kemeri takılmaması sebeplerinden dolayı % 20 olmak üzere % 40 indirim uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kısmen ret kararı verilmesine rağmen taraflarına vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Somut olayda, müteveffanın araçta yolculuk yaptığı arkadaşı sürücü … … …’nın alkollü olduğu, müteveffanın araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği halde bu araca kendi isteğiyle bindiği, yine sürücü ve yolcu olarak bulunan müteveffanın kaza nedeniyle araçtan fırladıklarının tespit edildiği, müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığının … olduğu, bu vesileyle müteveffa … …’nın kendi ölümü ile neticelenen kazada müterafik kusurunun bulunduğu, bu itibarla, birden fazla müterafik kusur indirimi sebebinde … bir indirim oranı uygulanacak olması gözetilerek müterafik kusur konusunda Yargıtay’ın yerleşik uygulaması dikkate alınarak %20 oranında bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği; dosyadaki deliller kapsamında araç sürücüsünün … … … olduğu, davacıları murisi … …’nın araçta yolcu olarak bulunduğu yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmediği; somut olayda, davalının hatır taşıması savunmasında (defi) bulunmamış olmasına göre hatır taşıması dolayısıyla tazminatta indirim yapılmasının mümkün olmadığı.” gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne, davalı vekilinin istinaf itirazının yerinde görülmemesi nedeniyle reddine, ilk derece mahkemesince %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken %40 olarak takdir edilerek tazminatta indirim yapılmasının yerinde görülmemesi nedeniyle belirlenen tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak yeniden hüküm tesisine, kaldırılıp düzeltilen hükmün yerine geçmek üzere; davanın kısmen kabulü ile … için 214.101,84 TL, … için 41.530,78 TL, … için 29.694,72 TL, … için 29.242,56 TL, … için 22.970,40 TL ve … için 20.256,84 TL olmak üzere toplam 357.797,14 TL’nin 10.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza yapan aracın sürücüsünün tespiti hususunda yerel mahkeme ve … Bölge Adliye Mahkemesince yeterince araştırma yapılmadan ve dosyada farklı zamanlarda ifade veren tanığın çelişkili beyanları giderilmeden davanın usul ve yasaya aykırı bir şekilde kabulüne karar verildiğini, kazada vefat eden iki şahsın da alkollü olması ve ayrıca emniyet kemerinin de takılı olmaması ayrı ayrı müterafik kusur olup, her bir sebepten dolayı %20 olmak üzere %40 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bu indirimlere ek olarak %20 hatır taşımacılığı indiriminin de uygulanmasının yerleşik içtihatlar gereği olduğunu, müterafik kusur indiriminin garame dağıtımı yapılmayan hesap üzerinden değil garameli poliçe limiti tutarı 360.000,00 TL üzerinden yapılması gerektiğini … sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan, desteğin yolcusu olduğu aracın karıştığı … taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı … Borçlar Kanunu’nun 51, 52 ve 53 üncü maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

3. Değerlendirme
1-Davalı vekilinin davacılar … …, …, …, … ve …’a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup davalı aleyhine karar verilen ve davalı tarafından her bir davacıya yönelik temyize konu edilen tazminat miktarları Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2- Davalı vekilin davacı eş …’a yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; birden fazla müterafik kusur indirimi sebebinde … bir indirim oranı uygulanacak olması gözetilerek müterafik kusur konusunda %20 oranında … bir indirim uygulanmasında, hatır savunmasında bulunulmadığından hatır taşıması indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik olmamasına, takdiri indirimlerin yerel mahkeme kararında da garamesiz hesap üzerinden yapılmış olması ve buna ilişkin davalı vekilinin istinaf başvurusunun olmamasına, dosyadaki deliller kapsamında araç sürücüsünün destek … … olmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde … sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin davacılar … …, …, …, … ve …’a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin davacı …’a yönelik kurulan hükme ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15…..2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.