Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/8150 E. 2023/4630 K. 20.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8150
KARAR NO : 2023/4630
KARAR TARİHİ : 20.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/338 E., 2022/68 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil istekli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair verilen karar Dairenin 11.11.2021 tarihli ve 2021/2532 Esas, 2021/6725 Karar sayılı kararı ile ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, dava dışı eşi …’nın ekonomik sıkıntı yaşadığı dönemde maliki olduğu 6839 ada 15 sayılı parseldeki 3. blok 9 nolu bağımsız bölümü ablasının eşi olan davalının bankadan kullanacağı krediye teminat olmak üzere satış suretiyle davalıya temlik ettiğini, kredi borcunun tamamını kendisinin ödediğini, borcun kapatılması halinde taşınmazın geri verileceği kararlaştırıldığı halde davalının iadeye yanaşmadığını, davalının imzasını taşıyan 17.07.2017 tarihli belgenin inançlı işlemin belgesi niteliğinde olduğunu ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, iddiaların doğru olmadığını, davacının eşinin ekonomik sıkıntı yaşaması sebebiyle dava konusu taşınmazı satmaya karar verdiğini, bunun üzerine bankadan kredi kullanarak taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, 17.07.2017 tarihli belgenin kendisine zorla imzalattırıldığını ve kabul etmediğini, ayrıca yurt dışında çalıştığından kredi taksitlerinin ödenmesi için aile bireylerine para bıraktığını, bu nedenle davacının sunduğu kredi ödemelerine ilişkin dekontların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE ve BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARLARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli ve 2018/53 Esas, 2020/308 Karar sayılı kararı ile, davalının imzasını taşıyan 17.07.2017 tarihli belgenin inançlı işlemin varlığına ilişkin delil başlangıcı niteliğinde olduğu, davalının anılan belgenin zorla imzalatıldığı savunmasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 6.5.2021 tarihli ve 2020/1181 Esas, 2021/711 Karar sayılı kararı ile HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddedilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 11.11.2021 tarihli, 2021/2532 Esas, 2021/6725 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasındaki inançlı işlem olgusu benimsenmiş, ancak 6098 sayılı TBK’nın 97 nci maddesi yönünden araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın inançlı işlem ile davalıya temlik edildiği, taraflar arasındaki 17.07.2017 tarihli sözleşme uyarınca davacının eşi …’nın davalı tarafa 2011-2015 yılları arasında düzenli olarak ödeme yaptığının sunulan banka dekontlarına göre sabit olduğu, dolayısıyla davacı tarafın edimlerini yerine getirdiği, davacının davasını ispat ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ve önceki temyiz dilekçesindeki savunmalarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuki nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
05.02.1947 tarihli, 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı; 6098 sayılı … Borçlar Kanunu’nun 26 ncı 27 nci ve 97 … maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye 30.739,50 TL temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20/09/2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.