Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/8966 E. 2023/3806 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8966
KARAR NO : 2023/3806
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3463 E., 2020/349 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 16.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 05.05.2016-08.06.2017 tarihleri arasında tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 150.000,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminatın 05.05.2016 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 14.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, istenilen tazminatın yüksek olduğunu, tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

3. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2018 tarihli ve 2018/215 Esas, 2018/431 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2018/3463 Esas, 2020/349 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2021 tarih, 2020/40879 sayılı tebliğnamesi ile karara karşı başvurulan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; öğretmen olup kamu görevinden ihraç edilen davacının maddi zararının maaşı üzerinden yapılması gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde “… Palandöken İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevaba göre, davacının 01/09/2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiğinin bildirildiği, yine gönderilen personel bordrosuna göre Ağustos ayı maaşının 1/3 kesintili olarak aldığı, Eylül ayı ile ilgili olarak ödenen 1079,41 TL’nin davacıdan geri alındığının bordo içeriğiyle anlaşılmıştır. Davacının kamu görevinden ihraç edilmesi nedeniyle artık vasıfsız işçi konumunda olduğu, ihraç tarihine kadar maaşını kesintili de olsa bir kısmını aldığı anlaşıldığından, maddi tazminat hesaplamasının ihraç tarihi olan 01/09/2016 tarihinden itibaren vasıfsız işçi statüsünde yapılmasının gerektiği, davacının ihraç sonrası 2016 yılı için 122 gün özgürlüğünden mahrum kaldığı, 2017 yılı için ise 158 gün özgürlüğünden mahrum kaldığı, toplam özgürlüğünden mahrum kaldığı sürenin 399 gün olduğu, 2016 yılı için günlük asgari ücret miktarının 43,36 TL olduğu, davacının 2016 yılı için toplam alacağı tazminat miktarının 5.289,92 TL olduğu, 2017 için günlük asgari ücret miktarının 46,80 Tl olduğu, 2017 yılı için toplam alacağı tazminat miktarının 7.394, 40 TL olduğu, davacının 2016 ve 2017 yılları toplam alacağı tazminat miktarının 12.684,32 TL olduğu anlaşılarak bu kısım üzerinden tazminata hükmedilmiştir. Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde davacının ceza infaz kurumunda kaldığı dönem zarfında 1000 TL harcama yaptığını belirtmiş ise de; davacının aynı harcamaları tutuklanmamış olsaydı bile yapacağı kişisel harcamalar olduğundan, bu miktar tazminat hesabında dikkate alınmamıştır. Her ne kadar bilirkişi maddi tazminat hesabında toplam tazminat miktarının 22.923,98 TL olarak belirlemiş ise de; bilirkişinin hesaplamayı davacının son maaşı üzerinden yaptığı, davacının tutuklandığı için değil idari bir işlemle görevinden ihraç edildiği anlaşılarak hatalı düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilmemiştir. Manevi tazminat yönünden ise davacının yargılandığı suçun gerek davacı üzerinde gerekse davacının sosyal statüsü üzerindeki etkileri, gözaltında ve tutuklulukta kalınan süre, davacının sosyal statüsü nazara alınarak takdiren davacı lehine 40.000 TL manevi tazminata, dava dilekçesinde de talep edildiği gibi haksız gözaltı tarihinden itbaren işleyecek yasal faizle birlikte hükmedilmiştir…” denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen maddi tazminat miktarı 12.555,11 TL, manevi tazminat miktarı ise; 28.000,00 TL şeklinde değiştirilmek suretiyle düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/255-2017/379 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının Terörizmin Finansmanı Hakkındaki Kanuna Muhalefet suçundan 05.05.2016-08.06.2017 tarihleri arasında 399 gün tutuklu kaldığı, değişen suç vasfı nedeniyle kamu kurumu zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 18.12.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

1.Kamu görevinden 01.09.2016 tarihinde ihraç edilen davacının maddi kaybının bu tarihten itibaren sonra tutukluluk süresi için asgari ücret üzerinden hesaplanmasında ve hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş, davacının ihraç edilmesinin idari işlem niteliğinde olup koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından, kazanç kaybının maaşı üzerinden hesaplanmasına yönelik temyiz sebebi yerinde bulunmamıştır.

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2018/3463 Esas, 2020/349 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.