YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15022
KARAR NO : 2013/24426
KARAR TARİHİ : 12.06.2013
Yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-e, 35/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Varto Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2007 tarihli ve 2006/281 esas, 2007/206 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 15.04.2013 tarih ve 2013/5903-24350 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.05.2013 tarih ve 2013/140279 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Sanık hakkında hükmolunan cezanın adlî para cezası olması ve sabıka kaydının da bulunmaması karsısında, 5728 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca, sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda bir değerlendirme yapılmamasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde, verildiği zaman yürürlükte bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlıdır. Bu nedenle, hükmün kesinleşmesinden sonra gerçekleşen yasa değişikliklerine dayanılarak bu olağanüstü yasa yoluna başvurulamaz. Başka bir anlatımla, hüküm tarihinden sonraki yasa değişiklikleri kanun yararına bozma nedeni olamaz ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan mevzuat nazara alınarak hüküm ve kararlar kanun yararına bozulamaz. Hükmün kesinleşmesinden sonraki yasa değişiklikleri kanun yararına bozmanın değil, kesin hükümde değişiklik yargılamasının konusunu oluşturur. Hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan yasa değişikliklerinin lehe hükümler getirmesi halinde hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi, kanun yararına bozma işlevinden farklı bir hüküm değiştirme yöntemidir ve kendine özgü bir yargılama türüdür. Bu kapsamdaki uyarlamalarda ilk hüküm veren mahkeme yetkili olmakta ve bu mahkeme sonradan yürürlüğe giren lehteki yasanın sağladığı olanakla sınırlı olarak kesinleşmiş ilk hükmü değiştirme yetkisiyle donatılmaktadır.
Varto Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2007 tarih ve 2006/281 esas, 2007/206 sayılı kesin nitelikteki hükmünden sonra 08.02.2008 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş bulunan 5728 sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı CMK’nin 231.maddesi ile ilgili değerlendirme yapılması; kanun yararına bozmanın konusu değil olsa olsa uyarlama yargılamasına konu olarak kendi mahkemesince yapılacak bir değerlendirme ile mümkündür.
Açıklanan bu nedenlerle Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek; Varto Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2007 tarih ve 2006/281 esas, 2007/206 sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.