YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14814
KARAR NO : 2022/17327
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; uyulmasına karar verilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/2791 Esas-2021/2232 Karar sayılı 02.06.2021 günlü kararı ile kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın vekalet ücreti yönünden kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 05.03.2016 tarihinde …’ün sevk ve idaresindeki … plakalı motorsiklet ile … plakalı aracın çarpışması sonucu … plakalı araçta yolcu olan davacının yaralandığı trafik kazasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini toplam 40.087,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta … tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, talebin kabulü ile 40.087,00 TL maddi tazminatın 11.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.İtiraz Hakem heyetince, davalının itirazının reddine karar verilmiş karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/2791 Esas-2021/2232 Karar sayılı 02.06.2021 günlü kararı uyarınca, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmeliğe göre alınması ve vekalet ücretinin hatalı tespit edildiği gerekçeleri ile karar bozulmuştur. Uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma kararı sonrası davalının itirazının kısmen kabulü ile vekalet ücretinin davalı yararına düzeltilmesine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/2791 Esas-2021/2232 Karar sayılı 02.06.2021 günlü bozma kararı sonrası alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi- Adli Tıp Anabilim Dalı sağlık kurulu (18.10.2021) tarihli raporunda Psikiyatr doktor tarafından yapılan inceleme, 2016 Mayıs ve 2017 Temmuz tarihlerinde davacının düzenli izlendiği, travma sonrası stres bozukluğunun kısmen iyileştiği belirtilerek bozma öncesi alınan maluliyet raporu ile aynı oranda maluliyet verilmiştir.
Dosya kapsamında, bozma sonrası alınan raporda travma sonrası stres bozukluğunun kısmen iyileştiği belirtilmiş, tedavi ile tam olarak iyileşip iyileşmeyeceği, bozukluğun sürekli olup olmayacağına ilişkin ayrıntılara da yer verilmemiştir. Rapor bu hali ile karar vermeye elverişli değildir.
Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak, içinde psikiyatri uzmanının da olduğu başka bir Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarından kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, travma sonrası stres bozukluğunun bakiye ömür boyunca süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile verilen hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.