Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/21407 E. 2022/17187 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21407
KARAR NO : 2022/17187
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının asıl ve birleşen davada davacıların sigorta şirketine karşı açtığı maddi tazminat davasının konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıların asıl davada … ve …’a karşı açtığı maddi tazminat davasının açılmamış sayılmasına, asıl davada davacıların açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 11/02/2019 tarih, 2016/4619 Esas ve 2019/1226 Karar sayılı ilamında özetle; “Davanın atiye terki (bırakılması) deyimi, davanın geri alınması anlamına gelir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nun 123.maddesi (eski 1086 sayılı HUMK’nın 185/1maddesi) uyarınca davanın geri alınması ancak karşı tarafın açık kabulü ile mümkündür. Davacının atiye terk (davayı geri alma) isteğine, davalının karşı çıkmaması ve açıkça rıza göstermesi gereklidir. Zımni muvafakat davayı geri almak için yeterli değildir. Somut uyuşmazlıkta; davacılar vekili 01.07.2017 tarihli celsede sigorta şirketi dışındaki davalılara yönelik maddi tazminat talepli davayı atiye bıraktığını beyan etmiş, aynı celse davalı … vekili atiye terk beyanını kabul etmiş, diğer davalı …’a da beyanda bulunması hususunda tebligat yapılmıştır. Mahkemece asıl ve birleşen davada maddi tazminat taleplerinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, maddi tazminat davaları yalnızca sigorta şirketi yönünden konusuz kalmış, diğer davalılar yönünden ise atiye bırakılmıştır. Bu durumda diğer davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek buna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmetmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Davacılar ile davalı …Ş. arasındaki 21.04.2015 tarihli sulh protokolü bedeline vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de dahil olduğu, davacı vekilinin 28.01.2016 tarihli dilekçesi ile davalı …Ş. lehine protokol gereği vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hak ve alacaklarından vazgeçtiği göz önüne alındığında davalı …nin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; İşletenin tanımlandığı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesi, işletenin müşterek müteselsil sorumluluğunun belirlendiği 85. maddesi, aracın kayden maliki davalı … vekilinin, aracın kaza tarihinden önce davalı sürücü …’a 1 ay süre ile kiraya verildiği savunması ve buna ilişkin olarak adi yazılı kira sözleşmesini sunması karşısında mahkemece davalı …’nin husumet itirazının değerlendirilmeyerek işleten sıfatı ile sorumlu tutulması eksik inceleme nedeniyle doğru değildir. Buna göre yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve davalının savunması göz önünde bulundurularak davalı …’nin sunduğu kiralama sözleşmesi dikkate alınarak, taraflar arasında tanzim edilen kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, kira bedellerinin ödenip ödenmediğinin, gerektiğinde şartları varsa davalı malik ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin belirtilen bu deliller ile fatura ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davada davacıların sigorta şirketine karşı açtığı maddi tazminat davası konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada davacıların davalı … ve …’ye karşı açtığı maddi tazminat davasının açılmamış sayılmasına, asıl davada davacıların davalı … ve …’ye karşı açtıkları manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı … için 20.000,00 TL, davacı … için 20.000,00 TL, davacı … için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek müteselsil tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına ve aşağıda dökümü yazılı 3.074,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.