YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11177
KARAR NO : 2012/6184
KARAR TARİHİ : 06.03.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 87/3,53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Değişen suç vasfı nedeniyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yönetimindeki otomobil ile meskun mahal sınırları dahilindeki, orta refüjle bölünmüş,tek yönlü,7 m. genişliğindeki, iki şeritli ve yoğun trafikli yolda Gazi Bulvarını takiben sağ şeritten seyri sırasında, aynı yöne giden otomobil sürücüsü …ile tartışmalarını müteakip, …’nun sanık ile konuşmak amacıyla, arkadan gelen taşıt trafiğini kontrol etmeden, sağdaki 10 m. stabilize yol yerine ancak zorunlu hallerde durulabilecek olan 2 m ‘lik emniyet şeridini kaplayacak şekilde aracını yolun sağ tarafına park etmesinden sonra kontrolsüz, hatalı ve tehlikeli biçimde kapısını açtığı aracından aşağı indiği esnada, arkasında, sağ şeritte ve yoğun trafikte seyreden sanığın, sola yönelemeyip, fren tedbirine de başvurmaksızın …’nun otomobilinin açılan sol ön kapısına ve …’na çarpması neticesinde katılan mağdur … İnan Kendiroğlu’nun ağır (4) derece kemik kırığı oluşacak ve 45 iş ve gücüne engel olacak şekilde yaralanması şeklinde gelişen olayda; sanığın, daha önce seyir halindeyken sürücüsüyle tartıştığı otomobilin yolun sağ tarafına park ettiğini görüp, bu aracın yanından geçmek istediğinde, tartıştığı … sürücüsünün hareketlerini dikkate almadan, bu aracın yakınından, hatalı ve tehlikeli biçimde seyrine devam etmesi şeklindeki dikkatsiz ve tedbirsiz hareketleriyle tali kusurlu olarak mağdurun yaralanmasına sebebiyet verdiği ve sanığın gerçekleşen eyleminin taksirle yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlediğinin kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre:
1- Dosyada mevcut Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 24.06.2005 tarihli raporunda, mağdurun duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olacak şekilde yaralanıp yaralanmadığının ancak olay tarihi olan 11.05.2005 gününden 12 ay sonra mağdurun sevki ile yapılacak kontrol sonucu tespit edilebileceğinin belirtilmesi ve henüz 12 ay tamamlanmadan Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğünce dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 24.01.2006 tarihli raporda, mağdurda tespit edilen yaranın duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olduğuna dair bir açıklık bulunmamasına göre; mağdurun yaralanmasının duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde bulunup bulunmadığına dair usulüne uygun rapor alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Aksi kanıtlanamayan sanık savunması ve savunmayı doğrulayan tanık …’in anlatımlarına göre; sanık ve katılan mağdur ……arasındaki tartışmanın, katılan mağdurun trafikte seyir halindeyken otomobilinin camını açıp sanığa yönelik olarak “şerefsiz neden kavşağa benden önce giriyorsun” şeklinde hakaret içerir sözler sarf etmesi üzerine başladığı anlaşılmakla; bu hususun sanık lehine 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanmasını gerektirdiği gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5237 sayılı TCK’nın 62, 50, 51. maddelerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğindeki delillere göre olumsuz bir kişiliği belirlenemeyen ve sabıkası da bulunmayan sanık hakkında, kanundaki ifadeleri aynen tekrar ederek ve olayın oluş şekli ve sonuçlarına uygun düşmeyen gerekçelere dayalı olarak 5237 sayılı TCK’nın 62, 50 ve 51. maddelerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.