YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9828
KARAR NO : 2023/3547
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/454 E., 2020/36 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 23.08.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 12.10.2018 tarihinde gözaltına alınmış, 13.10.2018 tariihnde tutuklanmış, 24.01.2019 tarihinde tahliye edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 104 günlük haksız gözaltı ve tutuklama sebebiyle 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 25.09.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, davacı vekilinin dava açmaya yetkisinin bulunup bulunmadığı, mükerrer dava açılıp açılmadığı, mahsup yapılıp yapılmadığı, davacının aylık geliri araştırılmalıdır. Talep edilen tazminat miktarları fazladır. Davacı kendi kusurlu hareketleri ile tedbir uygulanmasına sebebiyet vermiş olduğundan tazminat talebinde bulunamaz. Davanın kabulüne karar verilmesi halinde vekalet ücretine ilişkin yasal düzenleme göz önünde bulundurulmalıdır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/547 Esas, 2019/359 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/454 Esas, 2020/36 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.12.2021 tarihli ve 2020/31963 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın bir mahkumiyet hükmü olmadığına ve davacının mahkumiyet hükmünün hukuki sonuçlarına tabi tutulamayacağına, suçun yanlış vasıflandırılması sonucunda tutuklamanın haksız olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/636 Esas, 2019/252 Karar sayılı ceza dosyasında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan tutuklandığı, anılan suçtan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda davacının eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek davacının 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği dikkate alındığında, bu aşamada hükmün davacı bakımından herhangi bir sonuç doğurmadığı, ancak mahkeme hükmünde belirtilen denetim süresi sonunda davanın düşmesi veya hükmün açıklanması halinde tazminat davasının şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/636 E., 2019/252 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 12.10.2018 – 24.01.2019 tarihleri arasında 104 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının (sanığın) eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile; 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 17.07.2019 tarihinde kesinleştiği, davanın 5271 sayılı Kanun’a tabi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/636 E., 2019/252 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 12.10.2018 – 24.01.2019 tarihleri arasında 104 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının (sanığın) eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile; 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün 17.07.2019 tarihinde kesinleştiği, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresinin 17.07.2024 tarihinde dolacağı ve denetim süresinin sonunda davanın düşmesine ya da beraatine karar verilmesi halinde tazminat şartlarının değerlendirilmesinin mümkün olduğunun anlaşılması karşısında; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasının reddine dair verilen kararda, incelenen dosya kapsamına göre, dava açıldığında ve hüküm kurulduğunda henüz dava açma süresinin başlamadığı anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2019/454 Esas, 2020/36 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.