YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9790
KARAR NO : 2023/3534
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3696 E., 2019/4843 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 12.02.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 26.03.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçundan 25.07.2018 tarihinde gözaltına alındığını,5 ay süre gibi uzun bir süre tutuklu kaldığını, tahliye kararından sonra adli kontrol tedbiri uygulandığını, hakkında beraat kararı verildiğini, tutuklanması nedeniyle işten çıkarıldığını, ceza evinde masraflarının olduğunu, maddi ve manevi zarara uğradığını, bu nedenle 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 15.04.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, davacı hakkında derdest dosya bulunup bulunmadığının ve mahkemenin yetkili olup olmadığının tespiti amacıyla ikametgah değişikliği yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini, davacı kendi kusurlu eylemleri nedeniyle tutuklanmasına sebebiyet verdiğini, talebin fahiş olduğunu, öne sürmüştür.
3.Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2019/119 Esas, 2019/306 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/3696 Esas, 2019/4843 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 04.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddini, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle bozulmasını talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilinin 25.07.2018 tarihinde gözaltına alınıp, 27.07.2018 tarihinde tutuklandığını ve mahkeme tahliye kararı ile de 01.11.2018 tarihinde tahliye edildiğinin açık olmasına rağmen sadece 9 günlük süre üzerinden tazminat verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin kazancı asgari ücret üzerinde olmasına rağmen maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesap edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ceza evi masraflarının tazminat olarak verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın çok eksik olduğunu, belirtmiştir.
B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davanın reddi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/618 Esas – 2019/29 Karar sayılı ceza dosyasında bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçundan 27.07.2018 – 01.11.2018 tarihleri arasında 98 gün tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 05.02.2019 tarihinde kesinleştiğini ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında derdest dosya bulunmadığı, maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesap edildiği belirlenerek, 5.237,12 TL maddi, 6.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, davacının tazminat talebine konu ceza dava dosyasında, 25.07.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 27.07.2018 tarihinde tutuklandığı, 01.11.2018 tarihinde tahliye edildiği görülmüş ise de, Adana E Tipi Kapalı İnfaz Koruma Müdürlüğünün 2019/35423 muhabere sayılı yazısı ile bu tutukluluğun, 27.07.2018-03.08.2018 tarihleri arasında fiilen infaz edildiği gözetilerek, maddi tazminatın 480,93 TL’ye indirilmesi ve manevi tazminatın 700,00 TL’ye indirilmesi gerektiğinden bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/618 Esas – 2019/29 Karar sayılı ceza dosyasında bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçundan 27.07.2018 tarihinde tutuklandığı, 01.11.2018 tarihinde tahliye edildiği ancak 7 gün sürenin infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 05.02.2019 kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyizi üzerine davalı vekilinin 12.02.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
A.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Davacının tutuklu kaldığı tüm sürelerin infaz gördüğüne yönelik temyiz talebi yönünden;
Davacının tazminat talebine konu ceza dava dosyasında, 25.07.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 27.07.2018 tarihinde tutuklandığı, 01.11.2018 tarihinde tahliye edildiği görülmüş ise de, Adana E Tipi Kapalı İnfaz Koruma Müdürlüğünün 2019/35423 muhabere sayılı yazısı ile bu tutukluluğun, 27.07.2018-03.08.2018 tarihleri arasında fiilen infaz edildiği, bu tarihten sonra, başka suçtan kesinleşmiş Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/522 Esas numaralı ceza ilamı geldiğinden 03.08.3018 tarihinde infazın durdurulduğunu ve sıraya alındığını, sadece bu tarihler arasında infaz gördüğü belirttiği, ayrıca Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/618 Esas sayılı dosyasının 05.04.2019 tarihli yazısında davacının gözaltında kalmadığı belirtildiğinden davacı vekilinin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
2.Maddi tazminat talebi yönünden;
Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen ve dava dilekçesinde bulunan Sosyal Güvenlik Kurum raporunda tutuklanmadan önce 29.05.2017 tarihinde işten çıktığı anlaşılan davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının ceza evi harcamalarının 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağı dikkate alındığında, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiş ve bu nedenle tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B.Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin esasını oluşturan Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/618 Esas – 2019/29 Karar sayılı ceza dosyasında bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçundan tutuklu kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereğince tazminata hak kazandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/3696 Esas, 2019/4843 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.