YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4684
KARAR NO : 2023/3589
KARAR TARİHİ : 03.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/242 E., 2023/191 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2014/144 Esas, 2015/1312 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 7 ay 15 gün süreyle geçici olarak geri alınmasına karar verilmiştir.
2. Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2014/144 Esas, 2015/1312 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 11.01.2022 tarihli ve 2019/12889 Esas, 2022/121 Karar sayılı kararı ile usulüne uygun uzlaşma işlemi yaptırılmaması ve basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından bozulmasına karar verilmiştir.
3. Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2023 tarihli ve 2022/242 Esas, 2023/191 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 4 ay süreyle geçici olarak geri alınmasına karar verilmiştir.
4 .Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2023 tarih, 2023/58552 sayılı tebliğnamesi ile kararın onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın kusursuz olduğuna ve eksik araştırmayla karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde “… İddianame, sanık savunması, katılanın beyanı, kaza tespit tutanağı, Alkol raporu, katılan hakkında düzenlenen ATK raporu, bilirkişi Hüseyin Şahin ile ATK Ankara adli Tıp Grub Başkanlığı Trafik İhtisas Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen 25/05/2015 tarihli rapor, Nüfus sabıka kaydı ve tüm dosya kapsamı mahkememizce birlikte değerlendirildiğinde;
20/11/2013 tarihinde saat 15.10 sıralarında şikayetçinin kullanımında bulunan tescilsiz motosiklet ile ilimiz Küçükdikili mahallesi Şehitlik caddesi … tuhafiye unvanlı iş yeri önünde bulunduğu esnada sanığın kullanımında bulunan … plakalı … ile çarpışması sonucunda katılanın dosya içerisinde mevcut doktor raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere “yaşamını tehlikeye sokmayacak, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda ağır (5.) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde” yaralandığı ,olayla ilgili düzenlenen tek kişilik bilirkişi raporunda ve trafik ihtisas tarafından düzenlenen raporda asli kusurlu olan tarafın sanık olduğu, katılanın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirtildiği, katılanın meydana gelen trafik kazası nedeniyle zararının belirlenebilir olduğu ancak yargılama aşamasında bu zararın giderilmediği taraflar arasında uzlaşmanın da sağlanamadığı anlaşılmakla sanığın tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebep olma suçundan cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. ” denilmiştir.
3.Sanık park pozisyonundan “U” dönüşü yapmak üzere sola doğru hareket aldığında solundan gelen katılanla çarpıştıklarını aynadan arkasını kontrol ettiğini gelen olmadığı için hareket ettiğini, kusursuz olduğunu savunmuştur.
4.Katılan da oluşu sanığın anlattığı biçimde doğrulamış, şikayetçi olduğunu bildirmiştir.
5.Katılanın yaralanmasına dair kati adli raporu dosya içerisinde mevcuttur.
6.Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesince verilen raporda da kusur durumu aynı şekilde tespit edilmiş, sola dönüş kurallarına riayet etmeyen ve düz giden katılana geçiş önceliğini bırakmayan sanığın tam kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın, gündüzün meskun mahaldeki bölünmüş yolun sağ tarafında duraklamakta olan kamyonet tipi aracıyla hareket alarak kaza mahalli olan kontrolsüz “T” kavşaktan “U” dönüş yapmak için sola doğru manevra yaptığı sırada solundan düz seyretmekte olan motorsiklet sürücüsü katılan ile çarpışması sonucu katılanın hayati fonksiyonlarına etkisi beşinci derece kırık olacak şekilde yaralandığı olayda, doğrultu değiştirme manevralarına uymayarak geçiş önceliğini katılana bırakmayan sanığın tam kusurlu olduğunu tespitle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Kazanın oluşuna dair sanık ve katılan anlatımlarının uyumlu olduğu ve kusur durumunda tereddüt bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafinin kusura ve eksik araştırmaya yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, verilen kararda hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2023 tarihli ve 2022/242 Esas, 2023/191 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.