Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8714 E. 2023/1918 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8714
KARAR NO : 2023/1918
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/513 E., 2016/614 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, CMUK’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.05.2016 tarihli ve 2016/7093 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın gündüz vakti mağdurun pantolonunun cebinde bulunan cep telefonu ile 350,00 TL parasını çalmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h. ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/513 Esas, 2016/614 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, TCK’nın 142/2-h, 143/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; ayrıca Adlî Emanette bulunan cep telefonunun mağdura iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafii temyiz dilekçelerinde; atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğini bildirmişler; sanık temyiz dilekçesinde ayrıca mağdurun zararını gidermesi hususunun dikkate alınmadığını belirterek usûl ve yasaya aykırı kararın bozulmasına dair talepte bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince; sanık ile mağdur arasında önceye dayalı bir husumet bulunmaması ve mağdurun iftira atmasını gerektirecek bir neden olmaması hususları dikkate alınarak sanığın; olay günü gece vakti mağdurun ikametinde bulunan pantolonunun cebindeki telefon ile 350,00 TL parayı çaldığı kabulüyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verildiği tespit edilmiştir.
2. Mağdur soruşturma aşamasında; olay günü saat 18.00 sıralarında arkadaşlarının ikametine gelmesinden yaklaşık 3 saat sonra sanık …’in geldiğini, diğer arkadaşlarının evden ayrılmasının akabinde ise cep telefonunu pantolonunun cebine koyarak uyuduğunu, saat 04.00 sıralarında uyandığında sanık …’in ikametten ayrılmış olduğunu ve pantolonunun cebindeki cep telefonu ile 350,00 TL parasının yerinde olmadığını gördüğünü; hükümden sonra dosyaya sunduğu 15.07.2016 tarihli dilekçede; sanığın yargılama başlamadan önce zararını gidermesi nedeniyle hakkındaki şikâyetten vazgeçtiğini ifade etmiştir.
3. TİB yazı yanıtına göre; suça konu telefonun en son 08.02.2016 günü saat 22.13’te mağdur adına kayıtlı olan hatla; 09.02.2016 saat 00.50’den itibaren hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen … adına hatla; 25.03.2016/26.03.2016 tarihlerinde ise yine hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen … adına hatlar ile kullanıldığı tespit edilmiş; hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen … suça konu telefon ile ilgisinin bulunmadığını; … ise bahsi geçen telefonu ekranı kırık ve mikrofonu bozuk vaziyette seyyar satıcıdan satın aldığını beyan etmişlerdir.
4. 15.05.2016 tarihli tutanağa göre; hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen … tarafından suça konu telefonun teslim edildiği, 18.05.2016 tarihli tutanağa göre; mağdurun yapılan görüşmede çalınan cep telefonunu teslim almaya gelemeyeceğini bildirdiği anlaşılmıştır.
5. Sanık kovuşturma aşamasında; mağdura ait cep telefonunu kendi telefonu çalındığı için kullandığını, bu esnada mağdurun uyuduğunu gördüğünü, arkadaşı ile buluşacağı için mağdurdan habersiz şekilde suça konu cep telefonunu aldığını, ancak ertesi gün mağdura telefonu iade ettiğini, iade sırasında açık kimlik bilgilerini bilmediği arkadaşı …’in yanında olduğunu ve … isimli şahsı tanımadığını savunmuştur.
IV. GEREKÇE
Mağdurun anlatımları ile sanığın savunmasının içeriği dikkate alındığında; sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1. Dosya içeriğine göre; mağdura ait cep telefonu ile 350,00 TL paranın çalınması şeklinde gerçekleşen somut olayda; Olay ve Olgular başlığı altında 2 numaralı paragrafta belirtilen dilekçe içeriği mağdura açıklatılarak, suç nedeniyle oluşan zararının sanık tarafından tam olarak giderilip giderilmediği, giderildi ise hangi tarihte giderildiği çelişkiye yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulup sonucuna göre sanığın etkin pişmanlıkta bulunup bulunmadığı belirlenerek sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
2. Sanık hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/2-h ve 143/1. maddesi uyarınca hükmolunan 7 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken “6 yıl 3 ay” yerine “5 yıl 15 ay” hapis cezasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/513 Esas, 2016/614 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son. maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.