YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3303
KARAR NO : 2012/9426
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi
Hüküm : 4.796,00 TL maddi, 1.590,00 TL manevitazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Beraat kararının 30/05/2006 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise 25/08/2006 tarihinde ve süresi içerisinde açıldığı, gözaltı tarihinden itibaren faiziyle birlikte hükmedilen manevi tazminat miktarının davacının tutuklu kaldığı süreye ve tutuklama tarihine göre makul bir oran olduğu ve davacının tutuklu kalması nedeniyle devamsızlıktan okulunu 1 yıl uzatması nedeniyle yeniden harç bedeli ödemek durumunda kaldığının anlaşılması karşısında harç bedelinin maddi tazminata dahil edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere; haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı … lehine vekalet ücretine hükmolunacağından, davanın kısmen kabulü halinde davalı … lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağının gözetilmemesi, yine davanın ancak tamamen reddi halinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılacağından, davanın kısmen kabulü halinde yargılama giderlerinin kısmen davacı üzerinde bırakılamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Öğrenci olan ve tutuklama öncesi de kirada oturan davacının zaten ödemek durumunda olduğu kira bedelinin maddi tazminata dahil edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunun CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.