Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/16434 E. 2012/10207 K. 17.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16434
KARAR NO : 2012/10207
KARAR TARİHİ : 17.04.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanık … hakkında: BeraatSanık … hakkında: 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 62, 50/4, 52/4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Sanık …’ın 5237 sayılı TCK’nın 85/1, 62, 50/4, 52/4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyetine ve mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin reddine dair 31.12.2009 tarihli ek karar

Taksirle öldürme suçundan sanık …’nun beraatine ilişkin hüküm katılanlar vekili; sanık …’ın mahkumiyetine ve mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin reddine dair 31.12.2009 tarihli ek karara ilişkin sanık; sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılanlar vekili; sanık …’nın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonucunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B) Sanık …’ın mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin reddine dair 31.12.2009 tarihli ek karara ilişkin sanığın; sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
7201 sayılı Tebligat Kanunun 21 ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddelerine göre yapılacak tebliğlerde; muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması; muhatabın tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak; maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesiişlemlerine geçilebileceği, somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde, sanık …’ın bilinen adresine çıkartılan “adreste kimse bulunmaması, adresin kapalı olması sebebiyle tebliğ evrakı Hacıyusuf Mahallesi Muhtarlığına teslim edildi, 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırıldı, durumdan komşusuna haber verildi, imzadan kaçındı” şeklindeki tebligatla sanığa gerekçeli karar tebliğ olunmak istenmiş ise de, tebliğ memuru, muhatabın adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığını, adreste bulunmama sebebini ve tevziat saatlerinden sonra geleceğini Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde sayılan kişilerden sorarak tespit edip, beyan ve imza almadan veya imzadan çekinme durumunu belirlemeden tebliğ işlemlerini tamamlamış olmakla, sanık …’a yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu, Tebligat Kanunun 32. maddesinin “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.” düzenlemesi uyarınca, sanık …’ın 30.12.2009 günü öğrendiğini belirtiği hükme yönelik aynı gün verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu gözetilmeden, temyiz isteminin reddine dair verilen 31.12.2009 tarihli ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, sanık …’ın temyiz isteminin reddine dair verilen 31.12.2009 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve sanık …’ın yasal süresinde temyiz isteminde bulunduğuna karar verilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusursuz olduğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm; katılanlar vekilinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;ancak,
Hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği sırada bir yılın 365 gün yerine 360 gün olarak kabulüyle sanık hakkında 15.200,00 TL yerine 15.000,00 TL adli para cezasına hükmolunarak sanığa eksik ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün C bölümünün 4 numaralı bendindeki “ 15.000,00 TL” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “ 15.200,00 TL” ibaresinin yazılması, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C) Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Sanık müdafinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Dosya içeriğine göre; güvenli sürüş yeteneğini kaybettirecek düzeyde, 174 promil alkollü olan sanık …’nın, gece vakti, görüşün far ışığı altında açık olduğu, yerleşim yeri sınırları dahilinde, 11 m. genişliğinde olup, sol taraftaki yol yapım çalışması nedeniyle sağ bölümü trafiğe açık bulunan, çalışma yapan firma tarafından, gerekli ve yeterli emniyet önlemleri alınmamış olan yolda, Atatürk Caddesini takiben Otogar yönüne seyri sırasında, almış olduğu alkolün etkisiyle yola gereken dikkatini veremeyip, aracının hızını, olumsuz şartlardaki yol, görüş ve trafik durumuna göre ayarlayamayarak, üzerinde fosforlu giysi bulunmayan ve yol yapımında çalışan …’ı fark edemeyip, …’a yolun orta kısmında çarparak onun ölümüne sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminde, bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre:
Hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği sırada bir yılın 365 gün yerine 360 gün olarak kabulüyle sanık hakkında 15.200,00 TL yerine 15.000,00 TL adli para cezasına hükmolunarak sanığa eksik ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.