Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/20764 E. 2022/17444 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20764
KARAR NO : 2022/17444
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibari ile duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Davacı vekili; davacının annesi …’un 25/04/2013 tarihinde karşıdan karşıya geçmekte iken davalı …’in sevk ve idaresindeki aracın çarpması neticesinde vefat ettiğini, davacının annesinin pazarcılık işi ile iştigal ettiğini ve kazancını kızına verdiğini, davalı …’in müteveffaya çarpan araç sahibi, davalı …’nin ise müvekkilinin annesine çarpan aracın sigortacısı olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 5.000 TL maddi tazminat (defin, hastane masraflarına ilişkin) ile 100.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren başlayarak faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketinden poliçe şartlarına, sorumlu olduğu kısma göre) alınıp davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; davaya konu aracın davalı şirkete … poliçesi ile sigortalı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve … vekili; davaya konu kazanın gece vakti ve trafik ışıklarının araçları ve yayaları yönlendirdiği bir yerde, araçlara yeşil ışığın, yayalara kırmızı ışığın yandığı bir anda olduğunu, müteveffanın ani bir şekilde yola çıkması ile kazanın gerçekleştiğini, müvekkilinin söz konusu kazada kusurunun bulunmadığını, ayrıca müteveffanın gelir durumuyla ilgili beyanları afaki olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinde “(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Anılan maddenin (3) numaralı fıkrasına göre manevi tazminat davalarının tümden reddedilmesi halinde davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilir. İlk Derece Mahkemesi karar tarihi olan 2017 yılı itibarıyla Asliye Mahkemelerinde takip edilen dava ve işler için maktu vekalet ücreti 1.980,00 TL’dir.
Şu durumda, davacının manevi tazminat istemi davalı … yönünden tümden reddedildiğine göre davada kendisini vekil aracılığı ile temsil ettiren davalı …Ş. yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ile belirlenen nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 4 numaralı bendin kaldırılarak yerine “Davalı …Ş vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 1.980,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı …Ş’ye verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) no’lu bentte gösterilen nedenlerle reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/2. maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.