Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/7144 E. 2023/6880 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7144
KARAR NO : 2023/6880
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/6211 Değişik iş
SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2021 tarihli ve 2021/129027 Soruşturma, 2021/91776 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/6211 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.12.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.07.2022 tarihli ve 2022/5701 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100199 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100199 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, … yetkilisi olduğu belirtilen şüpheli ……ın internet sitesi üzerinden müşteki tarafından verilen ahşap masa siparişine ilişkin 1.691,54 Türk lirası tutarındaki satış bedelini kredi kartı ödemesiyle aldığı halde, müştekiye söz konusu ahşap masayı göndermeyip haksız yarar sağladığının iddia edildiği somut olayda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, tüm dünya genelinde yaşanan Covid-19 salgını sebebiyle internet üzerinden yapılan alışverişlerde büyük bir artış yaşanmasına bağlı olarak yanlış ürün gönderilmesine ilişkin olayların sıklıkla yaşandığı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikayete konu olaya ilişkin herhangi bir araştırma yapılmamış olması karşısında, maddi gerçeğin tespiti bakımından; … ünvanlı şirketin yetkili kişi veya kişilerinin tespit edilerek, şüpheli ……ın ve başkaca şirket yetkilisi varsa bu kişilerin de şüpheli sıfatıyla ifadesi alınıp, şikayete konu alışverişe ilişkin tüm belge ve kayıtların temin edilmesi, müştekinin iddiasına konu ahşap masa bedelinin kredi kartı aracılığıyla ödendiğine dair banka kayıtlarının getirtilip, gerekirse söz konu alışverişin müşteki tarafından yapılıp yapılmadığının tespiti amacıyla anılan şirkete ait belirtilen dönemlerdeki ilgili ticari defter, makbuz, fatura, muhasebe kayıtları ve banka kayıtlarının temin edilerek, ilgili belgelerle birlikte dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdii sağlanıp ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra, sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
…“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
Hükümleri yer almaktadır.

4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, www.wooddart.com isimli internet sitesi üzerinden ahşap masa siparişi verdiği ve masa bedeli olan 1.691,54 TL tutarındaki ücretin kredi kartı ile ödendiği, ilgili sitede gönderici firma bilgisi olarak Ahtapot Fuar Organizasyonu Ltd.Şti.ye ait bilgilerin yer aldığı, siparişin teslim edilmemesi üzerine yetkili olarak şüpheli … Korkmaz ile görüşüldüğü, kendisine yoğun bir dönemde olmalarından dolayı ürünü teslim edemediklerinin ve ücret iadesi de yapamayacakları bilgisinin verildiği, şirkete ait sabit telefon hattının açılmadığı, halen internet sitesi üzerinden sipariş almaya devam ettikleri, bu şekilde bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia olunması ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz dilekçesinde; pek çok kişinin daha aynı durumda olduğu ve yapılan icra takibi neticesinde şirkete ait banka hesaplarının hiçbirinde para bulunmadığının belirtilmesi karşısında; şüphelilerin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek ifadelerine başvurulması, kredi kartı ile ödemeye ilişkin tüm kayıtların ilgili yerlerden celp edilmesi, benzer şekilde başka soruşturma ya da kovuşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının araştırılması, icra dosyasının getirtilerek incelenmesi, onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayini gerekirken; “…müştekinin şikayetine konu olayda tüm dünya genelinde yaşanan COVİD 19 salgını sebebiyle ülkemizde internet üzerinden yapılan alışverişlerde büyük bir artma yaşandığı, bu süreçte satış yapan firmaların veya kargoların yaşanan fazla talep sebebiyle yanlış ürün gönderilmesi olaylarının sıklıkla yaşandığı, firmaların bu yanlışlıkları giderdikleri, tüm soruşturma evrakı kapsamından müracaatta bulunan müştekinin, sunduğu deliller ile anlatımından, şikayete konu olay ve fiillerin, borç ilişkisinden doğan hukuki mahiyette ihtilaf niteliği taşıdığı…” şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/6211 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.10.2023 tarihinde karar verildi.