YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12082
KARAR NO : 2023/8034
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/628 E., 2017/98 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Adıyaman 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2016/628 Esas, 2017/98 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 10.04.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.06.2022 tarihli ve 2022/802 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/98756 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/98756 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde, sanık hakkında erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 15.03.2018 tarihli ek kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/763 değişik iş sayılı kararının hukuki değerden yoksun kalacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2020/18965 Esas, 2021/7640 Karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.06.2021 tarihli ve 2020/21397 Esas, 2021/7865 Karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği,
Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın tebliğ edildiğine ilişkin bir belgenin bulunmadığı anlaşılmakla, anılan kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A.Şüpheli hakkında, 21.03.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2015 tarihli ve
2015/2218 soruşturma, 2015/98 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edildiğine ilişkin bir bilgi ve belgenin dosya arasında bulunmadığı,
B. Şüphelinin 27.06.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2016 tarihli ve 2015/2218 Soruşturma, 2016/2123 Esas, 2016/1762 sayılı iddianamesi ile Adıyaman 3.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Yine şüphelinin 05.11.2016 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suç nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2017 tarihli ve 2016/9448 Soruşturma, 2017/16 Esas, 2017/13 sayılı iddianamesi ile Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı, Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2017 tarihli ve 2017/27 Esas, 2017/32 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın 2016/628 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
D. Yapılan yargılama sonucunda, Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2016/628 Esas, 2017/98 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 10.04.2017 tarihinde kesinleştiği,
E. Sanığın denetim süresi içerisinde 18.09.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine;
Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli ve 2016/628 Esas, 2017/98 Karar sayılı ek kararı ile, erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasının kısmen aynen infazına karar verildiği, sanığın ek karara itiraz etmesi üzerine, mercii Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2018 tarihli ve 2018/763 Değişik iş sayılı kararı ile, itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
F. Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2016/628 Esas, 2017/98 Karar kararının kanun yararına bozulması halinde, sanık hakkında erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 15.03.2018 tarihli ek kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/763 değişik iş sayılı kararının hukuki değerden yoksun kalacağı gözetilerek yapılan incelemede;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklindeki düzenleme gereği, “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Somut olayda; şüpheli hakkında Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcı usulüne uygun şekilde gösterilmiş ise de, kararın tebliğ edildiğine ilişkin bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, anılan kararın kesinleşmediği, karar kesinleşmediğinden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, beş yıllık erteleme süresinin işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ihlal kabul edilen eylemlerin de erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, mahkemesince açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden “durma” kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Adıyaman 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2017 tarihli ve 2016/628 Esas, 2017/98 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.